Dem kelimesinin sözlük anlamı ne demek?


Google News

Yayınlama: 6 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

Dem kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, Dem hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: Dem

Kökeni: "Farsça dem" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.

Anlamlar:

1. Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

2. Zaman, çağ

Örnek: "Âdem'den bu deme neslim getirdi / Bana türlü türlü meyve yetirdi"

"Âşık Veysel"

3. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması

Özelliği / Tipi / Türü: Halk ağzında

4. Soluk, nefes

Özelliği / Tipi / Türü: Eskimiş

5. İçki

Özelliği / Tipi / Türü: Eskimiş

6. Koku

Özelliği / Tipi / Türü: Eskimiş

İçinde Dem geçen birleşik ve kökteş kelimeler: her dem

2. Kan

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Eskimiş

İçinde Dem geçen birleşik ve kökteş kelimeler: deveranıdem


Dem eş anlamlısı

Dem hakkında eş anlamlı kelimeler

Dem eş anlamlısı

dem kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : içki, koku, çağ, zaman, nefes, soluk, kan


Dem zıt anlamlısı

Dem hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Dem zıt anlamlısı

Dem kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Dem ile ilgili 6 örnek cümle

"Dem" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Dem" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Unutamam o demleri derdi

2. Bu akşam demimiz az geldi

3. Çayın demi hazır

4. Ölmeden bir dem sürelim demiş Köroğlu

5. Bahçede bülbül dem çekmekteydi

6. Bu akşam bir dem çekelim


Diğer dillerde Dem

İngilizce: Dem

Spanish: Dem

German: Dem

French: Dem

Italian: Dem


Dem ile ilgili atasözleri

Dem ile ilgili atasözleri

Aşağıda Dem hakkında ve içinde Dem kelimesi geçen, Dem ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: abdala 'kar yağıyor' demişler, 'titremeye hazırım (durmuşum)' demiş

Anlamı: varlıklılar için sıkıntı olabilecek bir durum, yoksullar için söz konusu bile olmaz.

Atasözü: acıkan ne yemez, acıyan ne demez

Anlamı: geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi geçinebilmek için her yolu dener, her işi yapar, canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.

Atasözü: aç ne yemez, tok ne demez

Anlamı: yoksul kimse eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz, varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur.

Atasözü: adamak kolay, ödemek zordur

Anlamı: söz vermek kolaydır ancak o sözü yerine getirmek zordur.

Atasözü: ağaca balta vurmuşlar 'sapı bedenimden' demiş

Anlamı: insana en yakını bile kötülük edebilir.

Atasözü: ağır ağır demeli, çabuk çabuk yemeli

Anlamı: yemeği çabuk yemelisin, dediğinin anlaşılabilmesi için de sözleri tane tane ve yavaş yavaş söylemelisin.

Atasözü: Allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez

Anlamı: Tanrı dilerse hiç tanınmayan, yoksul bir aile çocuğunu da üne, zenginliğe kavuşturur.

Atasözü: arsızın yüzüne tükürmüşler 'yağmur yağıyor' demiş

Anlamı: arsız ne kadar ağır hakaret görse de aldırmaz, pişkinliğe vurur.

Atasözü: ateş demekle ağız yanmaz

Anlamı: kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz.

Atasözü: atım tepmez, itim kapmaz deme

Anlamı: size çok bağlı olan kimseler bile zaman gelir sizi incitebilirler.

Atasözü: aza sormuşlar: 'nereye?', 'çoğun yanına' demiş

Anlamı: küçük kazançların bile hep varlıklı kimselere düştüğü inancını belirten bir söz.

Atasözü: bal bal demekle ağız tatlanmaz

Anlamı: sözde kalan dilek ve tasarıların iş bitirmede hiçbir etkisi olmaz.

Atasözü: balık demiş ki 'etimi yiyen doymasın, avımı yapan gülmesin (onmasın)'

Anlamı: balık çok lezzetlidir etine doyum olmaz ama balık avcıları hep geçim darlığı içindedir.

Atasözü: bin tasa bir borç ödemez

Anlamı: borçlu ne denli üzülürse üzülsün borç sıkıntısından kurtulamaz.

Atasözü: bodur tavuk her gün (dem) piliç

Anlamı: kısa boylular olduklarından daha genç görünürler.

Atasözü: borç ödemekle (vermekle), yol yürümekle tükenir

Anlamı: birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

Atasözü: boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş (az) demiş

Anlamı: çenesi düşükler umulmadık anlarda densizce konuşabilirler.

Atasözü: buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince (düşmeyince)

Anlamı: bir şeyin senin olduğundan kuşkun kalmaması için gereken bütün koşullar gerçekleşmelidir.

Atasözü: bülbülü altın kafese koymuşlar, 'ah vatanım' demiş

Anlamı: kişi, başka yerlerde ne kadar rahat ve mutlu olursa olsun yine de kendi yurdunu özler.

Atasözü: çabalama kaptan ben gidemem

Anlamı: bu işi yapacak güçte değilim, zorlamanın yararı yok.


Dem ile ilgili deyimler

Dem ile ilgili deyimler

Aşağıda Dem hakkında ve içinde Dem kelimesi geçen, Dem ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: âdembaba gibi

Anlamı: parasız pulsuz, perişan, zavallı.

Deyim: âdembabaya dönmek

Anlamı: malını mülkünü kaybetmek.

Deyim: ah vah etmek (demek)

Anlamı: pişman olmak: 'Yaptığım deliliğe ne zaman ah vah diyeceğimi bir kestirebilsem.' -S. F. Abasıyanık.

Deyim: akım derken bokum demek

Anlamı: kaba sözünü yerli yerince söyleyememek.

Deyim: alçacık dağları ben yarattım demek

Anlamı: çok kurumlu olmak, kendini çok beğenmek.

Deyim: Allah yarattı dememek

Anlamı: kıyasıya dövmek, çok hırpalamak.

Deyim: Allah yürü ya kulum demiş

Anlamı: az zamanda çok para kazananlar veya işinde çok ilerleyenler için söylenen bir söz: 'Son yıllarda Allah yürü ya kulum demiş ve birdenbire ünlü bir iş adamı oluvermiştir.' -İ. Aral.

Deyim: armudun sapı var, üzümün (kirazın) çöpü var demek

Anlamı: her şeye kusur bulmak, hiçbir şeyi beğenmemek.

Deyim: badem gibi

Anlamı: taze ve gevrek (salatalık).

Deyim: badem olmak

Anlamı: argo sonu kötü olmak, kötü bitmek.

Deyim: bana da ... demesinler

Anlamı: bir işin kesinlikle yapılacağını belirtmek için söylenen bir söz: 'Fırat'ın iki yakasını birbirine bağlamazsam bana da vali demesinler.' -A. Kulin.

Deyim: bana mısın dememek

Anlamı: hiçbir şey etkili olmamak, hiçbir şeye aldırış etmemek: 'Kilidi çekiştiriyorum, bana mısın demiyor.' -A. Ümit.

Deyim: baş edememek

Anlamı: 1) gücü yetmemek; 2) engel olamamak.

Deyim: bir iki demeden (demeye kalmadan)

Anlamı: duraksamadan, karşısındakine vakit bırakmadan: 'Sol ayağımı eline aldı, bir iki demeye kalmadan çevirdi mi, bastırdı mı, bilmiyorum.' -T. Dursun K.

Deyim: (bir şeyden) dem vurmak

Anlamı: bir şeyden söz etmek, konu açmak: 'Benim gibi kurak çölde yaşayanların şiirden, hünerden dem vurmaları nasıl mümkün olur?' -A. Kabaklı.

Deyim: (bir şeyin) kefaretini ödemek

Anlamı: cezasını çekmek: 'O, kendisine düşen zulüm payının kefaretini ödedi.' -N. F. Kısakürek.

Deyim: (birine) gözünün üstünde kaşın var dememek

Anlamı: birinin her davranışını hoş görmek.

Deyim: (birini) demire vurmak

Anlamı: birini demir zincirle bağlamak.

Deyim: (birinin) ak dediğine kara demek

Anlamı: inatçılık ederek karşısındaki ile anlaşmaya yanaşmamak.

Deyim: bismillah demek

Anlamı: bir işe uğurlu olması dileği ile başlamak.


Yorumlar

Yorum Yap
Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.

Dem D ile başlayan kelimeler De ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler