Kelime: Ga
Anlamlar:
1. Galyum elementinin simgesi
Özelliği / Tipi / Türü: Kimya

Ga hakkında eş anlamlı kelimeler
Ga eş anlamlısı
ga kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Galyum

Ga hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Ga zıt anlamlısı
Ga kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Diğer dillerde Ga
İngilizce: Ga
Spanish: Ga
German: Ga
French: Ga
Italian: Ag

Ga ile ilgili atasözleri
Aşağıda Ga hakkında ve içinde Ga kelimesi geçen, Ga ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır
Anlamı: görmemiş kişi, rastlantı sonucu layık olmadığı bir duruma kavuşursa bu durum kendisinin hakkıymış gibi aptalca böbürlenir.
Atasözü: abdalın yağı çok olursa gâh borusuna çalar, gâh gerisine
Anlamı: varlıklı ama akılsız ve hesapsız kişi malını gereksiz yerlere harcar, telef eder.
Atasözü: acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenir
Anlamı: mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar.
Atasözü: aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış
Anlamı: 1) aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.
Atasözü: ağanın alnı terlemezse ırgadın burnu kanamaz
Anlamı: işveren işçisi ile birlikte çalışmazsa işçi işe var gücüyle sarılmaz.
Atasözü: ağır yongayı yel kaldırmaz
Anlamı: ağırbaşlı kimseye ufak tefek olaylar etki edemez, zarar veremez.
Atasözü: alacağım olsun da alakargada olsun
Anlamı: borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.
Atasözü: alakargada alacağım olsun, alamazsam gözümü oysun
Anlamı: borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.
Atasözü: Allah'ın ondurmadığını peygamber sopa ile kovar
Anlamı: Allah bir kişiyi mutsuz yaratmışsa hiç kimse onun kaderini değiştiremez.
Atasözü: at arıklıkla, yiğit gariplikle
Anlamı: zayıf ve garipken kişiliklerini yitirmeyip görevlerini başarı ile yapanlar üstün niteliklerini o zaman belli etmiş olurlar.
Atasözü: attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek
Anlamı: soylu kimse yüzünden başımıza gelen felaketi çabuk atlatırız, soysuz kimse yüzünden başımıza gelen felaketi kolay kolay atlatamayız.
Atasözü: ayağını yorganına göre uzat
Anlamı: giderini mutlaka gelirine uydurmalısın.
Atasözü: babayla oğlanın pabucu bir olunca evde kavga eksik olmaz
Anlamı: ortaklaşa kullanılan bir mal, kimi zaman baba ile oğlu arasında bile kavgaya neden olur.
Atasözü: baskısız yongayı yel alır; sahipsiz tarlayı sel alır
Anlamı: kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler.
Atasözü: besle kargayı, oysun gözünü
Anlamı: elinde büyüttüğün kişi gün gelip sana nankörlük edebilir.
Atasözü: bezirgân züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar
Anlamı: 1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.
Atasözü: boş eşek yorga gider
Anlamı: üzerinde bir görev bulunmayan kaygısız kişi, rahat rahat, istediği gibi yaşar.
Atasözü: demir nemden, insan gamdan çürür
Anlamı: nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.
Atasözü: deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz
Anlamı: her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır.
Atasözü: deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız
Anlamı: her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır.

Ga ile ilgili deyimler
Aşağıda Ga hakkında ve içinde Ga kelimesi geçen, Ga ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: abesle iştigal etmek (uğraşmak)
Anlamı: yersiz, yararsız işlerle vakit öldürmek: 'Yazarlarımızın çoğu yalnızca kendi ürünlerinin ne amaçla üretildiğini sayıp dökerek bir anlamda abesle iştigal ediyorlar.' -T. Uyar.
Deyim: alacağına şahin, vereceğine karga (kuzgun)
Anlamı: alacağını isterken ısrar eden, borcunu öderken de güçlük çıkaran kimse.
Deyim: Allah'ın gazabı
Anlamı: çok sıkıntı veren şey.
Deyim: anası turp (sarımsak), babası şalgam (soğan)
Anlamı: hlk. ne olduğu belirsiz kimselerin çocuğu.
Deyim: angarya (angaryasını) çekmek
Anlamı: bir işi isteksizce, hatır için yapmak zorunluluğunda olmak: 'Benim bu angaryalarımı da başka türlü kimsecikler çekmez.' -O. C. Kaygılı.
Deyim: angaryaya koşmak
Anlamı: birini zorunlu olmadığı hâlde bir işte çalışmaya zorlamak.
Deyim: ayrısı gayrısı olmamak
Anlamı: birbirinden hiçbir şey esirgemeyecek durumda olmak, samimi olmak.
Deyim: bayram haftasını mangal tahtası anlamak
Anlamı: şaka sözü, konu ile hiçbir ilgisi olmayacak biçimde ters anlamak.
Deyim: bigâne düşmek
Anlamı: yabancılaşmak: 'Birkaç yabancı dili rahatlıkla konuşurken ana dilini bilmeyen ve bigâne düşmüş dudaklar susmalıdır.' -S. Ayverdi.
Deyim: (bir iş) gâvur orucu gibi uzamak
Anlamı: bir iş gereğinden çok sürmek, sürüncemede kalmak.
Deyim: (bir şeyi) garanti etmek
Anlamı: 1) o şeyle ilgili olarak güvence vermek; 2) bir işin gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almak.
Deyim: (bir şeyi) gâvur etmek
Anlamı: boşuna harcamak, yerinde harcamamış olmak, işe yaramaz duruma getirmek.
Deyim: (bir yeri) ırgat pazarına döndürmek
Anlamı: karışık ve dağınık bir duruma getirmek.
Deyim: (birine) gariplik basmak
Anlamı: yalnızlık çökmek: 'Başka yerlerde bana bir gariplik basıyor.' -S. F. Abasıyanık.
Deyim: (birini bir şeye) gark etmek
Anlamı: 1) batırmak, boğmak; 2) mec. birine bir şeyi bol bol vermek: 'Bu hayrı ile milletimizi nura gark edeceğine herkes kani idi.' -Y. K. Beyatlı.
Deyim: (birini) gafil avlamak
Anlamı: umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek: 'Nasıl sinsice yaklaşmıştı baykuş, düşmanlarını nasıl gafil avlamıştı.' -C. Meriç.
Deyim: (birini) gaza getirmek
Anlamı: birini olmadık bir şey veya hayalî bilgilerle coşturmak, ileri sürmek.
Deyim: (birinin) başına gaile açmak
Anlamı: sıkıntı yaratmak, üzüntü vermek: 'Devletin başına sayısız gaileler açmak yolunda hiçbir fırsatı kaçırmadı.' -S. Ayverdi.
Deyim: boğaz içinde kavga var
Anlamı: açlığını aşırı bir biçimde gidermeye çalışanlar için söylenen bir söz.
Deyim: bokuyla kavga etmek
Anlamı: kaba çok sinirli ve geçimsiz olmak, her şeye öfkelenir olmak.