Kelime: Fır

Anlamlar:

1. Fırıl fırıl

Özelliği / Tipi / Türü: Zarf

2. Piç, fırlama

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Argo

İçinde Fır geçen birleşik ve kökteş kelimeler: fır fır


Fır eş anlamlısı

Fır hakkında eş anlamlı kelimeler

Fır eş anlamlısı

fır kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : fırlama, piç


Fır zıt anlamlısı

Fır hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Fır zıt anlamlısı

Fır kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Diğer dillerde Fır

İngilizce: FIR

Spanish: ABETO

German: Fir

French: SAPIN

Italian: ABETE


Fır ile ilgili atasözleri

Fır ile ilgili atasözleri

Aşağıda Fır hakkında ve içinde Fır kelimesi geçen, Fır ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: aç it fırın duvarını deler

Anlamı: aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.

Atasözü: aç köpek fırın deler

Anlamı: aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.

Atasözü: ayıyı (maymunu) fırına (ateşe) atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış

Anlamı: duygusuz insanlar, kendilerini kurtarmak için gerekiyorsa çocuklarını bile tehlikeye atmaktan çekinmezler.

Atasözü: beylik fırın has çıkarır

Anlamı: devlet görevlisi olmak insana birçok kazanç sağlar.

Atasözü: fırsat her vakit ele geçmez

Anlamı: fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir.

Atasözü: fırsat sakal altından geçer

Anlamı: fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir.

Atasözü: rüzgâr eken fırtına biçer

Anlamı: herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kimse, çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar.

Atasözü: yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer

Anlamı: kişiye ömrü boyunca ancak bir kez çok önemli bir iş yapma fırsatı geçer, bu fırsatı kaçırmamalıdır.


Fır ile ilgili deyimler

Fır ile ilgili deyimler

Aşağıda Fır hakkında ve içinde Fır kelimesi geçen, Fır ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: ayağa fırlamak

Anlamı: hızla ayağa kalkmak: 'Derken balıkçı öfkeyle ayağa fırladı, kafese kapatılmış bir kaplan gibi dolandı güvertede.' -A. Erhat.

Deyim: babalık fırın has işler

Anlamı: babasının parası ile geçinenlere sitem olarak kullanılan bir söz.

Deyim: bir bardak suda fırtına koparmak

Anlamı: önemsiz, küçük bir sorunu büyütmek.

Deyim: eline fırsat geçmek

Anlamı: imkân bulmak: Hazır fırsat geçmiş eline, hiç öyle mi konuşulur?

Deyim: fır dönmek

Anlamı: bir kimseye yaranmak veya yardım etmek için üstün çaba harcamak: Kızı, annesinin çevresinde fır dönüyor.

Deyim: fırça çekmek (atmak)

Anlamı: paylamak.

Deyim: fırça gibi

Anlamı: dik, sık ve sert (saç, sakal): 'Fırça gibi sert, gür saçları kırlaşıyor.' -M. Ş. Esendal.

Deyim: fırça yemek

Anlamı: paylanmak.

Deyim: fırıldak çevirmek (döndürmek)

Anlamı: isteğini elde etmek için hileli yollara başvurmak: 'Anasının gözü kardeşi, işi gücü fırıldak çevirmek.' -A. İlhan.

Deyim: fırıldak gibi

Anlamı: düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse).

Deyim: ... fırın ekmek yemesi lazım

Anlamı: 'bir duruma erişmek için pek çok emek vermesi, çalışması gerekir' anlamında kullanılan bir söz: Onun usta olması için daha beş fırın ekmek yemesi lazım.

Deyim: fırın gibi

Anlamı: çok sıcak (yer).

Deyim: fırsat beklemek (aramak)

Anlamı: en uygun şartı, durumu veya zamanı kollamak.

Deyim: fırsat bilmek

Anlamı: bir şeyden belli bir amaçla hemen yararlanmak: 'Bazı kişiler üstüme varmak için fırsat kolluyorlar; yalnız eski kamyonlarla katırlardan söz açarsam olabilir ki fırsat bilirler.' -A. Boysan.

Deyim: fırsat bu fırsat

Anlamı: 'yararlanılacak en uygun zaman' anlamında kullanılan bir söz: 'Fırsat bu fırsat deyip gelip görüyorlar, yiyip içiyorlar.' -B. Felek.

Deyim: fırsat bulmak

Anlamı: uygun, elverişli zaman bulmak: 'Ben ve ablanız, fırsat buldukça size serbest ders vermeye geleceğiz.' -N. F. Kısakürek.

Deyim: fırsat düşmek (çıkmak)

Anlamı: bir imkâna kavuşmak: 'Evet mademki fırsat düşmüştü. Cesaretini göstermek lazımdı.' -Ö. Seyfettin.

Deyim: fırsat her vakit ele geçmez

Anlamı: 'fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir' anlamında kullanılan bir söz.

Deyim: fırsat kollamak (gözlemek)

Anlamı: yapmak istediği iş için uygun bir zaman veya bir durum beklemek: 'Sonra fırsat kollamasını biliyordu ve tekme yapıştıracak, çelme takacak zamanı içgüdülerin şaşmazlığıyla seçiyordu.' -T. Buğra.

Deyim: fırsat sakal altından geçer

Anlamı: 'fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir' anlamında kullanılan bir söz.