Kelime: Fin
Anlamlar:
1. Finlandiyalı
Özelliği / Tipi / Türü: Isim
İçinde Fin geçen birleşik ve kökteş kelimeler: Fin hamamı, Fin-Ugor

Fin hakkında eş anlamlı kelimeler
Fin eş anlamlısı
fin kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : finlandiyalı

Fin hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Fin zıt anlamlısı
Fin kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Fin ile ilgili 1 örnek cümle
"Fin" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Fin" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.
1. Fin yazınını tanımıyoruz
Diğer dillerde Fin
İngilizce: Fin
Spanish: Aleta
German: Fin
French: Nageoire
Italian: Pinna

Fin ile ilgili atasözleri
Aşağıda Fin hakkında ve içinde Fin kelimesi geçen, Fin ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır
Anlamı: iyilik küçük de olsa unutulmaz.
Atasözü: cahilin dostluğundan arifin düşmanlığı yeğdir
Anlamı: akılsız kimse iyi niyetli olsa dahi yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını hesap edemediğinden dostuna bilmeyerek fenalık edebilir, akıllı düşmanın yapacağı kötülükse akıl yoluyla sezilir ve gereken tedbir alınabilir.
Atasözü: el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine
Anlamı: başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.
Atasözü: elifin hecesi var, gündüzün gecesi var
Anlamı: kolay ve düzgün başlayan bir iş hep öyle sürüp gitmez, güçlüklerle ve aksaklıklarla da karşılaşılabilinir.
Atasözü: kara kışta karlar, martta yağmaz, nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine
Anlamı: kara kışta kar yağar, martta yağış olmaz, nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır; çiftçinin yüzü güler.

Fin ile ilgili deyimler
Aşağıda Fin hakkında ve içinde Fin kelimesi geçen, Fin ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: (bir iş ki) değme keyfine
Anlamı: söz konusu işten çok hoşlanıldığını anlatmak için kullanılan bir söz.
Deyim: (bir şeyin) keyfini çıkarmak
Anlamı: bir şeyden iyice tat almak: 'Pazarın keyfini çıkarmak için saat ona doğru villanın ucu deniz kıyısına varan bahçesine çıktı.' -S. Kocagöz.
Deyim: (birinin) keyfini kaçırmak (bozmak)
Anlamı: üzmek: 'Ne istedin adamdan, dedi. Keyfini kaçırdın oruçlu oruçlu.' -H. Taner.
Deyim: (birinin) keyfini yapmak
Anlamı: her türlü istek ve dileği yerine getirmek: 'Ben dünyaya sanki herkesin keyfini yapmak, herkesin menfaatine hizmet etmek için gelmiştim.' -H. C. Yalçın.
Deyim: (birinin) keyfinin kâhyası olmamak
Anlamı: birine alışkanlıklarına, davranışlarına, düzenine karışmaya hakkı olmamak: 'Eloğlunun keyfinin kâhyası değiliz.' -N. Hikmet.
Deyim: finale kalmak
Anlamı: şampiyonu belirleyecek son yarışmaya katılma hakkını kazanmak.
Deyim: fincan gibi
Anlamı: iri ve patlak (göz).
Deyim: fincancı katırlarını ürkütmek
Anlamı: zararı dokunabilecek bir kimsenin hoşuna gitmeyen bir davranışta bulunmak.
Deyim: inisiyatifini kullanmak
Anlamı: gerekli kararları öncelikle almak.
Deyim: istifini bozmamak
Anlamı: aldırış etmeyip durum ve davranışını değiştirmemek: 'Adamcağız o akşam, arkasından bir bisiklet çıngırağı duymuş fakat istifini bozmamıştı.' -H. E. Adıvar.
Deyim: kendi keyfine gitmek
Anlamı: isteğine uygun davranmak.
Deyim: keyfinden bayılmak (dörtköşe olmak)
Anlamı: tkz. bir şeyden çok kıvanç duymak: 'Derhâl terennüme başlardım, adamcağız keyfinden bayılırdı.' -R. H. Karay.
Deyim: keyfine bakmak
Anlamı: dilediğince yaşamak, güzel vakit geçirmek: 'Beyin seni davet etmiş, iç, ye, keyfine bak!' -A. Gündüz.
Deyim: keyfine diyecek olmamak
Anlamı: mutlu ve huzurlu olmak.