Kelime: Fena
Kökeni: "Arapça fenāʾ" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.
Anlamlar:
1. İyi nitelikte olmayan, kötü
Özelliği / Tipi / Türü: Sıfat
Örnek: "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir."
2. Üzücü
Örnek: "Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki..."
3. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse)
Örnek: "Fena bir öğrenci."
4. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici
Örnek: "Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım."
5. Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan
Örnek: "Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum."
6. Çok
Özelliği / Tipi / Türü: Zarf
Örnek: "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor."
İçinde Fena geçen birleşik ve kökteş kelimeler: fena hâlde, fena kalpli
2. Ölümlülük
Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Eskimiş
İçinde Fena geçen birleşik ve kökteş kelimeler: fenafillah

Fena hakkında eş anlamlı kelimeler
Fena eş anlamlısı
fena kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Kötü

Fena hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Fena zıt anlamlısı
fena kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : iyi
Fena ile ilgili 15 örnek cümle
"Fena" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Fena" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.
1. Fena mal elde kalır
2. Bu fena işi düzeltmek zor
3. Yarın fena doluyuz
4. Fena kadınlarla düşüp kalkıyormuş
5. O fena bir öğretmen sayılmaz
6. Bu fena kokuyor
7. Kar fena bastırdı
8. Bunu söylemekle fena etti
9. İçki beni fena eder
10. Onu fena etmişler
11. Bu iş fena oldu
12. Durup dururken fena olmak, hastalık belirtisi olabilir
13. Haberi duyunca fena olmuştu
14. Bu koku fenama gittti
15. Davranışı fenama gitti
Diğer dillerde Fena
İngilizce: Bad
Spanish: Malo
German: Schlecht
French: Mauvais
Italian: Cattivo

Fena ile ilgili atasözleri
Aşağıda Fena hakkında ve içinde Fena kelimesi geçen, Fena ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: analık fenalık (kara yamalık)
Anlamı: üvey ana fenalık simgesidir.
Atasözü: insanın kötüsü (fenası) olmaz; meğer ki parası olmaya
Anlamı: toplum içinde herkesin bir değeri vardır ancak züğürtlere değer verilmez.

Fena ile ilgili deyimler
Aşağıda Fena hakkında ve içinde Fena kelimesi geçen, Fena ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: akla fenalık vermek
Anlamı: çok şaşırtmak, çıldırtmak, zıvanadan çıkarmak: 'Aman ya Rabbi, akla fenalık verecek hadiseler bundan sonra başladı.' -R. H. Karay.
Deyim: (biri) fena olmak
Anlamı: 1) hasta gibi olmak, fenalaşmak: 'Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum duygusu kapladı.' -P. Safa. 2) kötüleşmek; 3) çok üzülmek, bozulmak.
Deyim: (birine) fena gözle bakmak
Anlamı: kötü niyetini anlatır biçimde bakmak.
Deyim: (birini) fena etmek
Anlamı: 1) kötü davranmak; 2) kötü bir duruma düşürmek: Bu koku beni fena etti.
Deyim: fena bulmak
Anlamı: ölmek, yok olmak.
Deyim: fena değil (sayılmaz)
Anlamı: oldukça iyi.
Deyim: fena yapmak
Anlamı: kötü duruma düşürmek.
Deyim: fenalık etmek
Anlamı: kötülük etmek, kötülükte bulunmak: 'Bilmeyerek sütnineciğime ve kendime büyük bir fenalık etmiştim.' -R. N. Güntekin.
Deyim: fenalık geçirmek (gelmek veya çökmek)
Anlamı: kendini bilmeyecek veya bayılacak bir duruma gelmek: 'Ben biraz fenalık geçirdim de eczaneden rica ettik.' -B. Felek.
Deyim: fenasına gitmek
Anlamı: üzülmek, gücenmek, kırılmak, sinirlenmek.
Deyim: fenaya çekmek
Anlamı: söylenen bir sözü kötü tarafından anlamak.
Deyim: fenaya sarmak
Anlamı: iş veya durum kötüye gitmek.
Deyim: hava fena esmek
Anlamı: ortamla ilgili her türlü şart kötü durumda olmak.
Deyim: içine fenalık gelmek (basmak)
Anlamı: ruhu daralmak, sıkılıp bunalmak: 'İçine fenalıklar basmaya başladı; bir kere rezil olmuşlardı mahalleye.' -A. Kulin.
Deyim: işin fenası
Anlamı: işin kötüsü.
Deyim: üstüne fenalık gelmek
Anlamı: aşırı derecede sıkılmak, pek bunalmak: 'Bütün kan başıma çıktı, üstüme bir fenalık gelir gibiydi.' -M. Ş. Esendal.