Kelime: Eza

Kökeni: "Arapça eẕāʾ" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.

Anlamlar:

1. Üzme, sıkıntı verme, üzgü

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

Örnek: "Gün geçtikçe içimde anlaşılmaz bir eza uyanmaya başlamıştı."

"Reşat Nuri Güntekin"

İçinde Eza geçen birleşik ve kökteş kelimeler: eza cefa


Eza eş anlamlısı

Eza hakkında eş anlamlı kelimeler

Eza eş anlamlısı

eza kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : üzgü, üzme


Eza zıt anlamlısı

Eza hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Eza zıt anlamlısı

Eza kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Diğer dillerde Eza

İngilizce: Eza

Spanish: Eza

German: Eza

French: Eza

Italian: Eza


Eza ile ilgili atasözleri

Eza ile ilgili atasözleri

Aşağıda Eza hakkında ve içinde Eza kelimesi geçen, Eza ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: aç mezarı yoktur

Anlamı: kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalmaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.

Atasözü: ağrısız baş mezarda gerek

Anlamı: herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.

Atasözü: akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker

Anlamı: bir işte düşüncesizce davranan kişi her türlü olumsuz sonuca katlanır.

Atasözü: faydasız baş mezara yaraşır

Anlamı: yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.

Atasözü: hanım kırarsa kaza, halayık kırarsa ceza

Anlamı: buyurucu durumunda olanların yaptığı yanlışlık hoş görülür, buyruk altındakilerin yaptığı yanlışlık suç sayılır.

Atasözü: merak insanı mezara sokar

Anlamı: her şeyi öğrenme merakı, insanı birtakım tehlikelerle karşı karşıya getirebilir.

Atasözü: mezar taşı ile övünülmez

Anlamı: kişi geçmişteki atalarıyla değil ancak kendi değeri ile övünmelidir.

Atasözü: namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz

Anlamı: kişi yapmak istemediği işin ayrıntılarıyla ilgilenmez.

Atasözü: rahat ararsan mezarda

Anlamı: herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.

Atasözü: tok iken yemek yiyen, mezarını dişiyle kazar

Anlamı: tok karnına yemek yemek, sağlık için çok zararlıdır.


Eza ile ilgili deyimler

Eza ile ilgili deyimler

Aşağıda Eza hakkında ve içinde Eza kelimesi geçen, Eza ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: Allah'ın cezası

Anlamı: pek yaramaz, şirret.

Deyim: beşikten mezara kadar

Anlamı: bütün hayatı boyunca, ölünceye kadar.

Deyim: (birine) ceza kesmek

Anlamı: görevli, para cezası yazmak.

Deyim: canına ezan okumak

Anlamı: bir kimsenin hakkından gelmek, öldürmek.

Deyim: ceza almak

Anlamı: cezalandırılmak.

Deyim: ceza çekmek

Anlamı: 1) hapiste yatmak: Hırsızlıktan üç ay ceza çekti. 2) manevi bakımdan işlenen suçun ağırlığını çekip sıkıntı ve üzüntü içinde kalmak.

Deyim: ceza görmek

Anlamı: kendisine ceza verilmek, cezalandırılmak.

Deyim: ceza vermek

Anlamı: 1) cezalandırmak; 2) para cezası ödemek.

Deyim: ceza yemek

Anlamı: cezalandırılmak.

Deyim: cezasını bulmak

Anlamı: hak ettiği kötü sona uğramak: 'Hasretten lime lime olmuş zavallı kalbinle oynayanlar cezalarını buldular.' -H. E. Adıvar.

Deyim: cezasını çekmek

Anlamı: 1) yaptığı bir kusur veya tedbirsizliğin zararına uğramak: 'Bu haylazlığının cezasını çeker.' -P. Safa. 2) hükmedilen cezayı bitirmek.

Deyim: cezaya çarptırmak

Anlamı: cezalandırmak: 'Seni yalana tövbe ettirecek bir cezaya çarptırmalıyım.' -R. H. Karay.

Deyim: dilinin cezasını (belasını) çekmek (bulmak)

Anlamı: ölçüsüz, düşüncesiz konuşma yüzünden zarar görmek.

Deyim: faydasız baş mezara yaraşır

Anlamı: 'yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur' anlamında kullanılan bir söz.

Deyim: haraç mezat satmak

Anlamı: açık artırma ile satmak.

Deyim: hazır mezarın ölüsü

Anlamı: şaka her hizmeti başkalarından bekleyen tembeller için söylenen bir söz.

Deyim: mezada çıkarmak (koymak)

Anlamı: açık artırma yoluyla bir malı satışa çıkarmak: 'Nesi var nesi yoksa toplar, buraya getirir, mezada koyardı.' -M. Ş. Esendal.

Deyim: mezardan çıkarmak

Anlamı: bir kimseyi ölümden kurtarmak.

Deyim: mezarını kazmak

Anlamı: kötülüğünü istemek, kötü duruma düşürmek için uğraşmak.

Deyim: nezaket göstermek

Anlamı: davranışlarda nazik olmak: 'Galiba beni tanımış olacak, ondan sonra biraz fazla nezaket göstermek istedi.' -M. Ş. Esendal.