Kelime: Eza
Kökeni: "Arapça eẕāʾ" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.
Anlamlar:
1. Üzme, sıkıntı verme, üzgü
Özelliği / Tipi / Türü: Isim
Örnek: "Gün geçtikçe içimde anlaşılmaz bir eza uyanmaya başlamıştı."
İçinde Eza geçen birleşik ve kökteş kelimeler: eza cefa

Eza hakkında eş anlamlı kelimeler
Eza eş anlamlısı
eza kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : üzgü, üzme

Eza hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Eza zıt anlamlısı
Eza kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Diğer dillerde Eza
İngilizce: Eza
Spanish: Eza
German: Eza
French: Eza
Italian: Eza

Eza ile ilgili atasözleri
Aşağıda Eza hakkında ve içinde Eza kelimesi geçen, Eza ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: aç mezarı yoktur
Anlamı: kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalmaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.
Atasözü: ağrısız baş mezarda gerek
Anlamı: herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.
Atasözü: akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker
Anlamı: bir işte düşüncesizce davranan kişi her türlü olumsuz sonuca katlanır.
Atasözü: faydasız baş mezara yaraşır
Anlamı: yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.
Atasözü: hanım kırarsa kaza, halayık kırarsa ceza
Anlamı: buyurucu durumunda olanların yaptığı yanlışlık hoş görülür, buyruk altındakilerin yaptığı yanlışlık suç sayılır.
Atasözü: merak insanı mezara sokar
Anlamı: her şeyi öğrenme merakı, insanı birtakım tehlikelerle karşı karşıya getirebilir.
Atasözü: mezar taşı ile övünülmez
Anlamı: kişi geçmişteki atalarıyla değil ancak kendi değeri ile övünmelidir.
Atasözü: namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz
Anlamı: kişi yapmak istemediği işin ayrıntılarıyla ilgilenmez.
Atasözü: rahat ararsan mezarda
Anlamı: herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.
Atasözü: tok iken yemek yiyen, mezarını dişiyle kazar
Anlamı: tok karnına yemek yemek, sağlık için çok zararlıdır.

Eza ile ilgili deyimler
Aşağıda Eza hakkında ve içinde Eza kelimesi geçen, Eza ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: Allah'ın cezası
Anlamı: pek yaramaz, şirret.
Deyim: beşikten mezara kadar
Anlamı: bütün hayatı boyunca, ölünceye kadar.
Deyim: (birine) ceza kesmek
Anlamı: görevli, para cezası yazmak.
Deyim: canına ezan okumak
Anlamı: bir kimsenin hakkından gelmek, öldürmek.
Deyim: ceza almak
Anlamı: cezalandırılmak.
Deyim: ceza çekmek
Anlamı: 1) hapiste yatmak: Hırsızlıktan üç ay ceza çekti. 2) manevi bakımdan işlenen suçun ağırlığını çekip sıkıntı ve üzüntü içinde kalmak.
Deyim: ceza görmek
Anlamı: kendisine ceza verilmek, cezalandırılmak.
Deyim: ceza vermek
Anlamı: 1) cezalandırmak; 2) para cezası ödemek.
Deyim: ceza yemek
Anlamı: cezalandırılmak.
Deyim: cezasını bulmak
Anlamı: hak ettiği kötü sona uğramak: 'Hasretten lime lime olmuş zavallı kalbinle oynayanlar cezalarını buldular.' -H. E. Adıvar.
Deyim: cezasını çekmek
Anlamı: 1) yaptığı bir kusur veya tedbirsizliğin zararına uğramak: 'Bu haylazlığının cezasını çeker.' -P. Safa. 2) hükmedilen cezayı bitirmek.
Deyim: cezaya çarptırmak
Anlamı: cezalandırmak: 'Seni yalana tövbe ettirecek bir cezaya çarptırmalıyım.' -R. H. Karay.
Deyim: dilinin cezasını (belasını) çekmek (bulmak)
Anlamı: ölçüsüz, düşüncesiz konuşma yüzünden zarar görmek.
Deyim: faydasız baş mezara yaraşır
Anlamı: 'yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur' anlamında kullanılan bir söz.
Deyim: haraç mezat satmak
Anlamı: açık artırma ile satmak.
Deyim: hazır mezarın ölüsü
Anlamı: şaka her hizmeti başkalarından bekleyen tembeller için söylenen bir söz.
Deyim: mezada çıkarmak (koymak)
Anlamı: açık artırma yoluyla bir malı satışa çıkarmak: 'Nesi var nesi yoksa toplar, buraya getirir, mezada koyardı.' -M. Ş. Esendal.
Deyim: mezardan çıkarmak
Anlamı: bir kimseyi ölümden kurtarmak.
Deyim: mezarını kazmak
Anlamı: kötülüğünü istemek, kötü duruma düşürmek için uğraşmak.
Deyim: nezaket göstermek
Anlamı: davranışlarda nazik olmak: 'Galiba beni tanımış olacak, ondan sonra biraz fazla nezaket göstermek istedi.' -M. Ş. Esendal.