Bisiklet nerede, ne zaman, hangi amaçla ve kim tarafından icat edildi?


Yayınlama: 3 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

Günümüzün en sevilen ulaşım araçlarından biri olan bisikletin ne zaman icat edildiğini ve bu aracı kimin hangi şartlarda ne amaçla icat ettiğini biliyor muydunuz?

Günümüzde sıklıkla yakın mesafelere gidebilmek için kullanılan ulaşım araçlarından biri bisiklettir.

Bisikletin icadı uzun bir geçmişe dayansa da yaygın olarak kullanımı son dönemlerde artmıştır.

Ulaşımın haricinde spor yapmak amaçlı, boş zamanlarda hobi olarak kullanılan bisiklet; en çok da çocuklar için vazgeçilmezdir. Hemen hemen herkesin çocukluk hayali bisiklete sahip olmaktır.

Özellikle çevreyi korumak amaçlı tüm dünyada bisiklet kullanımı yaygınlaştırılmış ve bisiklet kullanımını alışkanlık haline getirilmesi için her ülkede bisiklet yolları yapımında artış gözükmektedir. Eğer bir bisikletiniz varsa hem çevreyi kirletmeden gitmek istediğiniz yerlere gidebilir hem de bisiklet sayesinde ulaşımı keyifli bir hale getirebilirsiniz.

Bazı ülkelerin temsilcileri dahi artık çevreyi koruma farkındalığını arttırmak amacıyla pek çok kez trafikte bisikletle görülmüştür. Bisiklet yalnızca ulaşım amaçlı kullanılmaz. Özellikle çocuklar bisiklet sayesinde özgürlüğüne kavuştuğunu hisseder ve her yere kolayca gidebilir.

İnsanların geneli hakkında konuşacak olursak bisiklet, hem eğlenceli bir hobi, hem vazgeçilmez bir spor dalı hem de en sağlıklı ulaşım aracıdır. Kendi bisikletinizle yola çıkarsanız ne trafik derdiniz olur ne de benzin… Her açıdan gönülleri fetheden bu mükemmel aracı hayatımıza kimin soktuğunu biliyor musunuz? Hem çocukların hem büyüklerin vazgeçilmezi olan bisiklet ne zaman icat edilmiştir? Bisikletin tarihi hakkında kapsamlı bir araştırma yaptık.

İşte tüm bisiklet tutkunlarının ilgisini çekecek bisikletin ilginç hikayesi…


Bisikletin Tarihçesi

Bisikletin icadı hakkında pek çok fikir ayrılığı var. Bu icadın tarihi hakkında da birçok tarihçinin tartışması halen netliğe kavuşmuş değil. Bisikletin günümüz haline gelmesi tek bir mucitle olmamıştır. 

Zaman içerisinde her aşamasında farklı insanların eklemeleriyle bisiklet son halini alabilmiştir. 

Yani bisikletin bisiklet olabilmesi için çok çaba sarf edilmiştir.

Tarihte ilk bisiklet taslağının  Leonardo da Vinci'ye ait olduğu söylense de bu taslağın sahte olduğu kısa bir süre sonra fark edilmiştir. Aynı zamanda 1790'lu tarihlerde icat edilen vélocifère veya célérifère isimli at arabasının bilinenin aksine bisikletle herhangi bir akrabalığı bulunmuyor.

Bisikletin ilk temelleri Alman Baron Karl von Drais de Sauerbrun  tarafından atılmıştır.

Bu icat binen kişi tarafından itilerek hareket eden iki tekerlekli bir araçtır. Fakat bu icadın da kanıtlanmış olmaması ve patentinin bulunmaması sebebiyle hala tartışmaları devam ediyor.

Bu aracı kullanan binici, ayakları ile yerden güç alarak aracı ittiriyor ve araç bu şekilde hareket edebiliyordu Bununla beraber araçta bulunan bir denge tahtası binicinin kollarıyla dengesini koruyabilmesini sağlıyordu.

İcadın bu halini geliştiren diğer bir mucit olan Drais, bu aracı kullanan ilk kişi oldu ve araçla 14 km boyunca yol aldı. Von Drais, aracına Laufmaschine (koşu makinesi) ismini verdi. Çünkü aracı hareket edebilmesi için pedalları bulunmuyordu ancak ayakların hareketiyle ilerleyebiliyordu.

Bisikletin gelişme sürecinde Von Drais ilk patentin sahibi olmuştur. fakat çok kısa zamanda bu aracın kopyaları Avusturya, Birleşik Krallık, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde üretildi ve tüm dünyanın gözdesi oldu. Bisikletin popülerliği arttıktan sonra Londralı Denis Johnson, von Drais'in koşu makinesinden satın aldı ve kendi ülkesinde bu araç üzerinde çalışmalar yaptı. Aracı geliştiren Johnson, aracın son halinin patentini aldı. Geliştirdiği bu bisiklete ‘yaya at arabası’ ismini veren Johnson bu aracı kısa sürede satışa sundu. İlk aşamada 300 adet üretilen "Yaya at arabası" insanlar arasında "Hobi atı" olarak isimlendirildi ve çok kısa zamanda ünlendi.

Dönemin bazı gazetecileri bu icada züppe atı takma ismini vermişti ve ülkenin alay konusu haline getirildi. Hatta bu aracı kullananlarla çoğunlukla alay ediliyordu.

Aracı rahat olarak kullanabilmek sadece sorunsuz yollarda mümkündü bu nedenle aracın popülerliği kısa sürede kayboldu. Johnson icadı üzerinde tekrar çalışmalara başladı ve güvenli hale gelebilmesi için üstün çabalar sarf etti. Ancak gözden düşmüş olan yaya at arabası Johnson’un istediği konuma tekrardan gelemedi.

Bisiklet üzerindeki gelişmeler zaman içerisinde birçok kişi tarafından devam ettirilmiştir. Tarihte bisikletin ilk seri üretimini "Michaux Company" gerçekleştirmiş.

"Michaux Company" senede 140 adet bisiklet üretebiliyordu. 1800’lü yıllara gelindiğinde bisiklet bu sefer Fransa Savunma Bakanlığı’nın dikkatini çekmiştir.

Tarihin yeni, kullanışlı icadı Fransa tarafından farklı bir amaçla kullanılmayı hedefliyordu. Fransa bu dönemde bisiklet üretimine destek vererek bisiklet üretiminin artmasını sağlamıştır. Fransa’nın bisiklet üretimine destek verme amacı bisikletlerin Almanya’yla savaşırken kullanılacak olmasıdır.

Peki bisikletin bugün bildiğimiz haline gelebilmesi için en önemli eksiği neydi? Tabi ki bisiklet lastikleri. Yine aynı dönemde Trufaut, içi boş kauçuk lastiğini üreterek bisikletin kaderini değiştirmiştir. Kauçuk lastik geliştirilmiş ve bisikletle birleştirilmiştir. Bunun sonucunda da ortaya portatif bisikletler ortaya çıkmıştır.

Ardından bisikletin gelişimini dikkatlice izleyen İrlanda, 1888 tarihinde havalı plastik bisikletler üretmiş ve satışa sunmuştur. Bu son hali bisikletin en gelişmiş aşaması oldu. Fakat bisiklet üretiminin yüksek maliyetli oluşu bisikletin halk tarafından kullanabilmesinin önünde engeller oluşturmuştur. 1800'lerin sonunda Avrupa’da endüstri devriminin etkisiyle fabrikalar çoğalmıştır ve seri üretim yaygınlaşmıştır.

Bu gelişme bisikletin talihine değiştirmiştir. Bisiklet üretiminin maliyetleri endüstri devrimiyle azalmıştır bu sayede bisikletin toplumun tüm kesiminde yaygınlaşmasına katkı sağladı. 

Bisiklet fabrikaları Belçika, Fransa, İngiltere, İtalya gibi ülkelerde artış göstermiştir. Bu fabrikaların bisikletin tüm dünyada kullanımı kolaylaştırmıştır ve bisikletin günümüz halinin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Zamanla bisiklet kullanımını artmış ve dolayısıyla bisiklet sporuna duyulan ilgi de çoğalmıştır. Bu tarihlerde bisiklet toplumların spor ve ulaşım aracı olarak kullanılsa da özellikle 2.Dünya Savaşı’nda Avrupa ülkeleri, bisikleti askeri amaçla da kullanmıştır.


Günümüzde bisiklet artık sadece günlük hayatta kullanılsa da bisikletin uzun ve yoğun bir tarihçesi olduğu su götürmez. Bu haberi okuduktan sonra şöyle düşünmeniz muhtemel: Bu bisiklet de ne işlere yaramış!


Yorumlar

Yorum Yap

Benzer İçerikler
bisiklet bisiklet tarihçesi bisikletin icadı buluşlar