Bahçeli: Sarı rüya görenler karşılarında bizi bulur, çıplak yatmayı göze almalılar...

Bahçeli: Sarı rüya görenler karşılarında bizi bulur, çıplak yatmayı göze almalılar...
 12.12.2018 12:12:06

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den çok sert sarı yelek açıklaması: "Sarı rüya görenler karşılarında bizi bulur. Sarı yelek giyen çıplak yatmayı göze almalıdır..."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,  yazılı olarak yaptığı değerlendirmede çok sert sarı yelek açıklamasında bulundu.

Bahçeli, Türk milletinin bugüne kadar maruz kaldığı zor imtihanlardan alnının akıyla çıktığını,  güç ve zorba kuşatmaları eşsiz iradesiyle, emsalsiz imanıyla bertaraf ettiğini vurguladı.

Tarihin her devresinde sahneye çıkan pis hesap sahiplerinin, sahaya sürülen zifiri senaryo faillerinin eninde sonunda mahçup ve mağlup edildiğini vurgulayan Bahçeli, milletin alelhusus Lale Devri'nden bu tarafa aradığı, Tanzimat'tan itibaren arzuladığı, Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e kadar hasretini çektiği, Mütareke ve Milli Mücadele dönemleriyle beraber heyecanla bekleyip Cumhuriyet'in ilanıyla taçlandırdığı kararlı, ilkeli ve istiklal içindeki yükseliş çabalarının her seferinde engellerle karşılaştığını bildirdi.

İç sulh ve sükûnet ortamını bozmak, milli beka duruşunu kırmak, milli bağlı ruhunu karartmak gayesiyle durmadan denemeler yapıldığını ve tuzaklar kurulduğunu vurgulayan Bahçeli, Türk milletini boğma tertipleri ile kriz ve kaosa bulama teşebbüslerinin hiç noksan olmadığını, hiç fasıla vermediğini kaydetti.

Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurum sürecinin tedavüldeki düşmanca emellere devasa bir yanıt niteliği taşıdığını, muhasım ve müfsit odaklara ağır bir darbe indirdiğine dikkati çekti.

Meydanlarda kaybettiklerini masalarda bulmaya çalışan emperyalist çevrelerin her defasında milletin mukavemeti çok üst düzeyde olan güçlü cüret ve feragatiyle yüzleşmek durumunda kaldığına dair görüşlerini aktaran Bahçeli, Cumhuriyet tarihi boyunca ekonomik krizlerin, toplumsal gerilimlerin, darbelerin, ideolojik ve politik kutuplaşmaların, dış müdahalelerin vesayetçi mücadelelerin, statükodan beslenen sert münakaşaların hem milli huzuru gölgelediğini hem de milli istikbali perdelediğini aktardı.

Bahçeli, bunun yanında terörizmin amansız saldırılarının, aralıksız tahrikleri milli güvenlikte dipsiz kuyular açtığını, büyük bedeller ödenmesine kapı araladığını aktardı.

"Gezi Parkı olaylarının gerekçesi"

Türk devletinin yıkımı, Türk milletinin kıyımı için her alçaklığa hitap edildiğini, bunlardan fütursuzca yardım umulduğunu vurgulayan Bahçeli,  konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye’den öç almak için sıraya giren işbirlikçiler ve hıyanet merkezleri sürekli surette istikrarsızlığa oynamışlar kaosa, kargaşaya ve iç kavgaya umut bağlamışlardır. Devletle halk arasına bariyerler diken, insanlarımızı adavet cephelerine iten, ayrımcılığı ve bölücülüğü taltif ve teşvik eden sorumsuz, şuursuz, suçlu ve sabıkalı zihniyetler ülkemize tarifsiz kötülükler
yapmışlardır. Bunlar kimisi vakit ( güya)  sarih kisvesiyle ortaya çıkmışlar,  kimisi vakit (eski-yeni)  politikacı, gazeteci, kanaat önderi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi kimliğiyle ortalığa dökülmüşlerdir. Ancak hepsinin niyeti zelil, hevesi zehir olmuştur.

Doğdukları topraklara alçaklık yapan, bu vatanın suyuna-ekmeğine nankörlük eden, millete tepeden nazır, takiyeden geçinip istismardan nemalanan dar bir kadro her devirde milletimizin başına çile kesilmiştir. Elit bir kesim, yediği önünde yemediği ardında kaymak bir tabaka, kerpiçli ve sıvasız evlerden çıkıp hilal gibi parıldayan yiğit halk evlatlarını hafife almışlar, Anadolu’nun basiret ve bereketini yok saymışlardır. Milletin vermediği yasal vazife ve yetkileri sokaklarda aramışlar, gayri yasal teşekkül ve olaylardan güç devşirme izansızlığına kalkışmışlardır."

Bahçeli, demokrasiyi demagojiye, anlaşmayı anarşiye, hürmeti hüsrana, kucaklaşmayı kurşuna, uzlaşmayı uçuruma, fazileti felakete, dayanışmayı dağılmaya çevirmek için ağır ve vandal bir sürecin uzun süredir herkesin gözü önünde cereyan ettiğini anımsatarak,  güya darbe davalarının, FETÖ kumpaslarının, Gezi Parkı olaylarının, gerekçesi Ayn El Arap (Kobani) olan ve 53 kişinin hayatına kast eden başkaldırma denemelerinin, Doğu ve Güneydoğu vilayet ve ilçelerinde hendek terörüyle belirti eden işgal planlarının, büyükşehirlerde patlayan bombaların, dayanılmaz noktalara ulaşan şehit haberlerinin yakın tarihin özeti niteliğinde olduğunu bildirdi.

"PKK patentli, FETÖ siparişli CHP ile HDP ortaklığının oyunları"

Türk milletinin bilhassa son 10 yıldır politik, sosyal ve ekonomik ablukaya alındığına dair görüşlerini aktaran Bahçeli, vatanın tehlikeden tehlikeye girdiğini, Türkiye'nin ateşten gömlek giydiğini aktardı.

Milletin PKK ile mücadele ediyor görünürken, gerçekte küresel güçlerle göğüs göğüse çatıştığını, vatanını ve bekasını savunduğunu anlatan Bahçeli,  cenup sınırları boyunca baş gösteren dehşet verici iç mahşer, iç hesaplaşma, iç savaşın çabucak ağlarını ördüğünü, Türkiye'yi doğrudan ve ıstırap verici şekilde etkilediğini ifade etti.

Türkiye'ye, ya teslim alınarak küresel projelere taşeronluk yapan esir bir ülke olmasının dayatıldığını ya da bölünüp parçalanarak içinden yeni yeni devletçiklerin çıkmasının kurgulandığını belirten Bahçeli, iki seçenekli imha planının şahsen Türk milleti tarafından,  şahsen milli uyanış ve kenetlenme sayesinde yerle eşit edildiğine değindi.

FETÖ'den PKK’ya, IŞİD'den PYD/YPG'ye kadar tüm beşeriyet ve istiklal düşmanlarının Türkiye’ye karşı imal edildiğini, kiralık olarak alenen ve acımasızca kullanıldığını aktaran Bahçeli, "Karşımızda Hilal ile Haçın sonuçlanmak bilmeyen (bugünkü) savaşı vardır. Karşımızda yeni bir Haçlı akınıyla yeni bir Türk-İslam destanının çabası durmaktadır. Karşımızda hak ile batılın, şehit ile katilin,  yiğit ile caninin karşılıklı mevzilenmesi, eskiye müstenit ezeli meselesi yer almaktadır."  şeklinde konuştu.

Devlet Bahçeli,  bilhassa 7 Haziran 2015 Milletvekilliği Genel Seçimleri sonrası yaşanan ibret verici gelişmelerin, 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe kalkışması, siyaseti "milli ve manevi değerlere sözlü saldırı" şeklinde yorumlayan müstemleke uşaklarının keşmekeş çıkarma özlemlerinin ne kadar gerçek ve alarm verici bir tehdit sarmalına Türkiye'yi kapılmak istendiğini gözler önüne serdiğini kaydetti.

"Başbakanlık yemi" ile Milliyetçi Hareket Partisini PKK’nın yanına iliştirip bekayı aldatmak, işgalin politik altyapısını kurmak isteyenlerin oyunlarının kaynağında kurutulduğuna dikkati çeken Bahçeli, "İnanıyorum ki Milliyetçi-Ülkücü Hareketin bu yüzde yüz Türk duruşunu tarih bir gün altın harflerle yazacak,  ulu milletimiz dua ve minnetle yad edecektir. Hiçbir dünyevi gaye, hiçbir nefsi çıkar maneviyatımızdan, vefamızdan ve milli sadakatimizden üstün değildir,  katiyen da olamayacaktır. 7 Haziran sonrası kurulan politika pazarında; PKK patentli, FETÖ siparişli CHP ile HDP ortaklığının oyunları boşa çıkartılmış, içimizdeki virüslerin tezgahı bozulmuştur. Millete karşın iktidar talebi gasptır, gafilliktir."  açıklamasını yaptı.

"CHP-HDP ve yedeklerinin figüranlık yaptığı politik salgın planı"

MHP'nin inançlarının izinden yürüdüğünü,  güç olsa da pek çok itiraz yükselse de ilkelerinden, ülkülerinden ve tutarlılığından ödün vermediğini vurgulayan Bahçeli,  şunları belirtti:

"Allah bilgin,  yargıç ve şahittir ki küresel barbarlığın yazdığı, PKK ve FETÖ'nün servis ettiği, CHP-HDP ve yedeklerinin figüranlık yaptığı politik salgın planı 7 Haziran’dan sonra şehit ve gazi yuvası Milliyetçi Hareket Partisi tarafından suya düşürülmüş, önü kesilmiştir. Bunun politik sonuçları partimiz için ağır olsa da benzeri hava ve koşullar tekrar vuku bulsa,  gene aynı tutumu göstereceğimizden; tarihe, ecdada ve millete karşı taşıdığımız sorumluluktan en ufak ödün vermeyeceğimizden herkes emin olmalıdır. 1 Kasım 2015 Milletvekilliği Genel Seçimleri'nden acilen sonra partimizi kontrol altına almak, tarihsel ve milli hüviyetini yok etmek için düğmeye basıldığı açık bir gerçektir."

FETÖ'nün politik bir bedene fer etmesinin istendiğine,  binaenaleyh de iş birlikçileri vasıtasıyla MHP'nin münhal ve elverişli olduğunun değerlendirildiğin e dair görüşlerini aktaran Bahçeli, milletvekili sayısının yarı yarıya azalmasıyla beraber hâlâ seçim sonuçları netleşmeden, 1 Kasım'ın akşamında gizlendikleri kovuklardan, pusuya yattıkları mahzenlerden pervasızca sağa sola dökülenlerin gerçek yüzlerinin, asıl niyetlerinin her yönüyle deşifre olduğunu ifade etti.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Bugüne kadar bir vesileyle yollarını bizimle ayıranlar beş önemli hataya düşmüşlerdir, birinci yanılgı, MHP'nin muvaffakiyetli olmasını çelmek, hatta MHP'yi politik tedavülden kaldırmak gayesidir. İkinci yanılgı, gayri yasal kurultay dayatmalarıyla partimizi kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırma ve tartışmalara boğmaktır. Üçüncü yanılgı, aksi iddialara karşın yeni bir parti kurulmasına katılmak, buna destek vermektir. Dördüncü yanılgı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin karşısında CHP-HDP-SP blokuna girmektir. Beşinci yanılgı, 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri’nde zillet ittifakının tarafı olmak, cumhur iradesinin karşısında bulunmaktır.

Bu beş hatadan nedamet duyan her kardeşime, her arkadaşıma elbet kapımız da, gönlümüz de ardına kadar açıktır, açık kalacaktır. Hataya devam halinde tarih ve Milliyetçi-Ülkücü vicdan bunu keskinlikle affetmeyecektir. Bugün zillet ittifakı rezaletin çukurundadır. 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri için son kozlarını masaya sürmüşlerdir."

"Sarı yelek giyen çıplak yatmayı göze almalıdır"

1 Nisan sabahı Türkiye için yeni bir kurgu yapan, yeni bir Gezi düşü kuran, yeni bir sokak hareketi düşleyen varsa buna pişman olacağını vurgulayan Bahçeli, şu görüşleri paylaştı:

"Masum taleplerin seslendirilmesi maksadıyla sokağı adres gösterenler, bunu de televizyon ekranlarından hayasızca yapanlar fitne tetikçiliğinin sonuçlarına katlanacaklardır. Daha önce söyledim, bir sefer daha söylüyorum, CHP-HDP-İP ve sair mayası lekeli ortakları demokrasi dışı arayışlarla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni yararsız etmeyi amaçlıyorlarsa, 12 Eylül öncesi koşulları bu mankurtlara ikazla hatırlatmayı tarihi bir vazife addederim.

Fransa'yı yeniden ayağa saran ve sair Avrupa ülkelerine sıçrayan sarı yelek terörüne özenen varsa, bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerini de şimdiden ifade etmek isterim. Sarı yelek giyen çıplak yatmayı göze almalıdır. Bu işin şakası yoktur. Mesele beka meselesidir. Mesele Türkiye meselesidir. Adalet Bakanlığı'nın önüne sandalye atıp oturmak için rest çekenler, YSK'yi kuşatmadan bahsedenler, zoru görünce kaçacak yer arayanlar zaman geç olmadan ayaklarını emsal almalıdırlar."

"Sarı rüya görenler karşılarında bizi bulur"

Devlet Bahçeli, "MHP'nin 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri’ne üç belediye ziyade alırım, beş belediye noksan alırım anlayışıyla yaklaşmıyor, yaklaşmayacaktır. 1 Nisan 2019 sabahı Türkiye'nin başına çorap örmek için hazırlık yapan, el ovuşturan, sarı rüyalar gören kim ya da kimler varsa karşılarında bizi bulacaklardır."  açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin güçlenip Cumhur İttifakı’nın geleceğin mimarı olabilmesi için 31 Mart 2019 eşiğinin güvenle ve demokratik denge birlikteliğinde geçilmesi gerektiğin e dair görüşlerini aktaran Bahçeli, açıklamasına konuşmasını şöyle sürdürdü:

"31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerine, önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben ilkesi çerçevesinde bakıyor, bu şekilde kavrıyoruz. Çünkü Türkiye'nin beka düzeyinde tehditlerle hemsohbet olduğunu görüyor,  yalnız elimizi değil gövdemizi de taşın altına seve seve koyuyoruz. 31 Mart 2019'da Türkiye kazansın istiyoruz. 31 Mart 2019’da sükûnet,  birlik, refah, beka ve milli bağlı öne çıksın diyoruz. Samimiyetle hareket edeceğiz, çerden çöpten, eften püften meselelere takılmayacağız. Milli mutabakatla, Cumhur İttifakı'nın ruhuyla Türkiye’nin prangalarını söküp atacağız. Denizi geçmişken derede boğulmayacağız. Yeni bir Türk zaferine cumhurun anlaşma duruşuyla imza atacağız. Ve kesinlikle başaracağız, 2023 hedeflerine elele,  birlikte, hemreylik halinde ulaşacağız."

  


Yorumlar

(Toplam 0 yorum)

Habere yorum yapabilirsin...

Powered By Bildirio © 2019