Ayet kısaca ne demek? Anlamı nedir?


Yayınlama: 7 gün önce

Okuma süresi: 3 dakika

Ayet kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, Ayet hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: Ayet

Kökeni: "Arapça āyet" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.

Anlamlar:

1. Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Din bilgisi

Örnek: "Unutmadığı ayetlerle namaz kılıyor, dua ediyordu."

"Ömer Seyfettin"


Ayet eş anlamlısı

Ayet hakkında eş anlamlı kelimeler

Ayet eş anlamlısı

ayet kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Ayet zıt anlamlısı

Ayet hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Ayet zıt anlamlısı

Ayet kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Diğer dillerde Ayet

İngilizce: Verse

Spanish: Verso

German: Vers

French: Verset

Italian: Versetto


Ayet ile ilgili atasözleri

Ayet ile ilgili atasözleri

Aşağıda Ayet hakkında ve içinde Ayet kelimesi geçen, Ayet ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.


Ayet ile ilgili deyimler

Ayet ile ilgili deyimler

Aşağıda Ayet hakkında ve içinde Ayet kelimesi geçen, Ayet ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: hidayete ermek

Anlamı: 1) Müslüman olmak, İslam dinini kabul etmek: 'Önce onu sünnet ettirmiş, hidayete erdiği için adını da Hadi koymuş ve konağına almış.' -Y. Z. Ortaç. 2) gerçeği görüp kabullenmek, aklı başına gelmek: 'Bizim gibi nice avareler burada hidayete ermişlerdir.' -R. N. Güntekin.

Deyim: inayette bulunmak

Anlamı: inayet etmek.

Deyim: nihayet vermek

Anlamı: 1) ilişkiyi kesmek, bir işi, alışkanlığı yapmaktan vazgeçmek: 'Tekaüt olduktan sonra doktorlara inat, oburluğa, nargileye bir nihayet vermemişti.' -Ö. Seyfettin. 2) bitirmek, tamamlamak, sonuçlandırmak: 'Bu komediye nihayet vermek, buraya bir daha gelmemek üzere çıkıp gitmek isterdim.' -H. E. Adıvar.

Deyim: nihayete ermek

Anlamı: sona varmak, sonuçlanmak, bitmek: 'Geçirmiş olduğum elim sergüzeştin ve sefaletin nihayete ermiş olduğu bir gündü.' -Y. K. Beyatlı.

Deyim: rivayet olunmak (edilmek)

Anlamı: bir olay, bir haber vb. anlatılmak: 'Mahkemeden kurtulup kapıdan çıkarken gizlice söylediği rivayet edilen bir laf var.' -N. F. Kısakürek.

Deyim: sirayet etmek

Anlamı: 1) hastalık geçmek, bulaşmak: 'Valinin hızı ve coşkusu, yanındakilere de bulaşıcı bir hastalık gibi sirayet ediyordu.' -A. Kulin. 2) mec. yayılmak, dağılmak: 'Bu dedikodular bizim eve bile sirayet etti.' -A. Gündüz.

Deyim: şikâyet getirmek

Anlamı: sızlanmak, yakınmak: 'Hüsmen de yorgunluğundan şikâyet getirmiyor, hak uğruna çalışmak ona yol mihnetlerini unutturuyordu.' -R. H. Karay.

Deyim: şikâyette bulunmak

Anlamı: yakınmak, şikâyet etmek.


Yorumlar

Yorum Yap

Ayet A ile başlayan kelimeler Ay ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler