Ayak ne demek? Anlamı nedir?


Yayınlama: 6 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

Ayak kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, Ayak hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: Ayak

Anlamlar:

1. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Anatomi

2. Bacak

3. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri

Örnek: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."

4. Vücudun belden aşağı bölümü

Örnek: "Ayağına bir pantolon çekti."

5. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi

Örnek: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."

6. Basamak

7. Futun küpü alınarak hesaplanan değer

8. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste

Özelliği / Tipi / Türü: Halk ağzında

9. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut

10. Göl ayağı

Özelliği / Tipi / Türü: Coğrafya

11. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler

Özelliği / Tipi / Türü: Edebiyat

12. Halk edebiyatında uyak

Özelliği / Tipi / Türü: Edebiyat

Örnek: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."

"Salâh Birsel"

13. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta

Özelliği / Tipi / Türü: Matematik

Örnek: "Dikme ayağı."

14. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri

Özelliği / Tipi / Türü: Spor

15. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu

Özelliği / Tipi / Türü: Spor

16. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri

Özelliği / Tipi / Türü: Madencilik

İçinde Ayak geçen birleşik ve kökteş kelimeler: ayakaltı, ayak atışı, ayak bağı, ayakbastı, ayak bileği, ayak divanı, ayak hatası, ayak havlusu, ayak işi, ayak izi, ayakkabı, ayak keseri, ayak kirası, ayak oyunu, ayak perde, ayak satıcısı, ayak tabanı, ayaktakımı, ayak tarağı, ayak tedavisi, ayak tenisi, ayak teri, ayak topu, ayakucu, ayak ucu, ayaküstü, ayaküzeri, ayakyolu, ayağı bağlı, ayağı uğurlu, ayağı üzengide, ayağına çabuk, ağırayak, altıncı ayak, arka ayak, beşinci ayak, bir ayak evvel, birinci ayak, çatal ayak, dördüncü ayak, dört ayak, düzayak, giderayak, gömme ayak, ikinci ayak, kırkayak, önayak, ön ayak, sacayak, takma ayak, üçayak, üçüncü ayak, yalancı ayak, yalın ayak, yarım ayak, tepeden ayağa, danaayağı, domuzayağı, duvar ayağı, eli ayağı düzgün, göl ayağı, horozayağı, itayağı, kazayağı, kediayağı, kurtayağı, sacayağı, tavşanayağı, tavukayağı, turnaayağı, eline ayağına çabuk


Ayak eş anlamlısı

Ayak hakkında eş anlamlı kelimeler

Ayak eş anlamlısı

ayak kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : kadem , fut , bacak , basamak , göl ayağı


Ayak zıt anlamlısı

Ayak hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Ayak zıt anlamlısı

Ayak kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Ayak ile ilgili 57 örnek cümle

"Ayak" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Ayak" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. İnsanlarda iki ayak vardır

2. Büyüklerin yanında ayak ayak üstüne atılmazmış

3. İskemlenin bir ayağı kırılmış

4. Ayağında donu yok, faytonla gezmek istiyor

5. Birkaç ayak merdiveni çıktıktan sonra..

6. Bu ayakla oraya zamanında ulaşamayız

7. Ayaklarımızı biraz açalım

8. Gülmenin bir ayağı ağlamaktır

9. Böyle ayaklara alışığız

10. Hastamız biraz ayağa kalkınca sevindik

11. Olay karşısında mahalle ayağa kalktı

12. Allah razı olmadı, ayağı dolaştı işte

13. Sanık, kendi ayağı ile gelip teslim oldu

14. Bu iş kendi ayağı ile geldi, şansım varmış

15. Arabayı aldığımızdan beri ayağımız yerden kesildi

16. Çocuğun ayağına çelme taktı

17. Onun ayağına çelme takmak istiyorlar

18. Geçmişte yaptıkları şimdi ayağına dolaşıyor

19. Koskoca adam ayağına geldi, yine de evet demedi

20. Adam ayağıma gelmişti, kıramadım

21. Pek bir şey vermedim, ayağıma geldi

22. Fırsat ayağına gelmişti, iyi değerlendirdi

23. Haydi yürü, gidelim, ayağına kira mı istiyorsun?

24. Artık gelmez oldun bize, ayaklarına kira mı istiyorsun?

25. Oradan ayağını alamıyor

26. Hasta sağ ayağını alamıyordu, şimdi iyi

27. Bugün yarın yola çıkacak, ayağını sürüyor

28. Böyle ayağını sürümek olmaz, vakit geçiyor, işine geç kalacaksın

29. İyice yaşlı ve hasta, sanki ayağını sürüyor

30. Ayağını sürümüşsün galiba, ev konuk doldu

31. Onu ayağının altına almak isterdi, öldüresiye hem de

32. Önerimi ayağının altına almakla iyi etmedin, pişman olacaksın

33. Vapura bir an önce ayak atmaktan başka kaygım yoktu

34. İstanbul’a ayak attığının ikinci günü, kaza geçirmiş

35. Onun evine ayak atmış değilim

36. Buraya ayak atmaz oldu

37. Sabahın sekizinde İstanbul’a ayak basmak güzeldi

38. Oraya bir daha ayak basmak istemiyorum

39. Ben oraya ayak basmadım

40. Artık oraya ayak basmamak kararındayım

41. Hasta, ayak sürüyerek bir yere çöktü

42. Çocuk, giderken ayak sürümekteydi

43. Böyle ayak sürümekle kurtulamazsın işten, yap da kurtul

44. Çağa ayak uydurmak gerekir

45. Böyle ayak yapmakla eline bir şey geçmez

46. Ayakları dolaşmak böyle olur işti, ettiğini buldu

47. Elden düşme bir arabamız oldu, ayaklarımızı yerden kestik yani

48. Ayakta iki tek atıp çıktık

49. İçeri girdiğimizde herkes ayaktaydı, her kafadan bir ses çıkıyordu

50. Salon dolmuş, çoğu ayakta kalmıştı

51. Müdür, lütfen buyurun, ayakta kalmayın deyip yer gösterdi

52. Sinan’ın yapıları yüzyıllardır oldukları gibi ayakta kalmıştır

53. Böyle ayakta kalmak büyük istençle olur

54. Müdür onu yarım saat boşuna ayakta tutmuştu

55. Burayı ayakta tutan işçilerdir

56. İki gündür yoldayız, ayakta uyuyoruz

57. Bu çocuk ayakta uyuyor, iş göremez


Diğer dillerde Ayak

İngilizce: Foot

Spanish: Pie

German: Fuß

French: Pied

Italian: Piede


Ayak ile ilgili atasözleri

Ayak ile ilgili atasözleri

Aşağıda Ayak hakkında ve içinde Ayak kelimesi geçen, Ayak ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker

Anlamı: bir işte düşüncesizce davranan kişi her türlü olumsuz sonuca katlanır.

Atasözü: atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz

Anlamı: küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir.

Atasözü: ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta

Anlamı: 1) çobanların akşam erken yatması, sabahleyin erken kalkması gerekir; 2) genel düzene yardımcı olan araçlar varsa yönetici rahat eder yoksa çok uyanık olması gerekir.

Atasözü: ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz

Anlamı: insan, yaşamı boyunca çeşitli engellerle ve güçlüklerle karşılaşır.

Atasözü: baş nereye giderse ayak da oraya gider

Anlamı: küçükler büyüklerin izinde gider, her işte onları örnek tutarlar.

Atasözü: boş çuval ayakta (dik) durmaz

Anlamı: 1) karnı doymayan kimse çalışamaz; 2) bilgisiz ve yeteneksiz bir kişi, kendisine verilen görevlerde tutunamaz.

Atasözü: dayak cennetten çıkmıştır

Anlamı: dayağın yola getirici bir etkisi vardır.

Atasözü: insan ayaktan, at tırnaktan kapar

Anlamı: birçok hastalık insana ayağını üşütmesi, ata da tırnağı yoluyla gelir.

Atasözü: merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır

Anlamı: en yüksek mevkiye yavaş yavaş yükselerek çıkılır.

Atasözü: seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne

Anlamı: kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.


Ayak ile ilgili deyimler

Ayak ile ilgili deyimler

Aşağıda Ayak hakkında ve içinde Ayak kelimesi geçen, Ayak ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: ayağı (ayakları) dolaşmak

Anlamı: yürürken telaştan ayakları birbirine takılmak.

Deyim: ayağı (ayakları) suya ermek

Anlamı: bir gerçeği anlayarak aklı başına gelmek.

Deyim: ayağına (ayaklarına) kapanmak

Anlamı: 1) alçalırcasına yalvarmak: 'Sandılar ki ihtiyar bahçıvan, paçaları sıvayacak, yeğenine Rabia'yı almak için paşanın ayaklarına kapanacak.' -H. E. Adıvar. 2) bağışlanmak için yalvarmak.

Deyim: ayağını (ayaklarını) öpeyim

Anlamı: hlk. 'yalvarırım' anlamında kullanılan bir söz.

Deyim: ayağını (ayaklarını) sürümek

Anlamı: 1) verilen bir işi ağırdan almak; 2) bir yerden uzaklaşmak üzere bulunmak; 3) halk inanışına göre bir kimse gelirken ardından başkalarının da gelmesine yol açmak; 4) ölmek üzere olmak.

Deyim: ayağının (ayaklarının) altını öpeyim

Anlamı: 'yalvarırım' anlamında kullanılan bir söz: 'Dadıcığım merhamet... Ayaklarının altını öpeyim...' -H. R. Gürpınar.

Deyim: ayak açmak (vermek)

Anlamı: âşıklar arasındaki tartışmalarda veya sıralı söyleyişlerde söze başlamak amacıyla kelime, kelimeler takımı, dize, beyit ile konuyu belirtmek.

Deyim: ayak almak

Anlamı: müz. hlk. ayak, çalınan çalgıya uymak.

Deyim: ayak atmak

Anlamı: 1) girmek: 'Kalabalıktan en hoşlanan insan vagona ayak attı mı derhâl bir inziva hastalığına tutulur.' -R. N. Güntekin. 2) ilk kez gitmek.

Deyim: ayak bağı olmak

Anlamı: bir yere gidilmesine veya bir işin yapılmasına engel olmak: Bu çocuk bana ayak bağı oluyor.

Deyim: ayak basmak

Anlamı: 1) bir yere varmak, ulaşmak: 'Bu bahçeye ayak bastığım andan beri toprağın iyiliğini kendimde hissediyordum.' -K. Bilbaşar. 2) girmek, gelmek, uğramak: 'Köy evinin içine ayak basar basmaz, elbette bir saman ve hafif tezek kokusu duyulur.' -S. F. Abasıyanık. 3) mesleğe girmek; 4) bir yere bağlanmak.

Deyim: ayak basmamak

Anlamı: bir yere hiç uğramamak: 'Tevfik'in kızı, kendi evladı gibi büyüttüğüm çocuk, konağa ayak basmıyor.' -H. E. Adıvar.

Deyim: ayak çekmek

Anlamı: kandırmaya çalışmak, avutmak.

Deyim: ayak diremek

Anlamı: bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, kendi tutumundan şaşmamak: 'İnek sütü içmemekte hep böyle ayak direyecek misiniz?' -N. Hikmet.

Deyim: ayak oyununa gelmek

Anlamı: kandırılmak.

Deyim: ayak sürümek

Anlamı: 1) verilen bir işi ağırdan almak; 2) gönderilen yere isteği ile gitmemek.

Deyim: ayak tutmak

Anlamı: hlk. 1) mâni yarışmalarında karşısındakine uyması gereken uyağı vermek: 'Mânicilerden biri 'gülerler' diye bir ayak tutar, ona biri karşılık verir.' -S. Birsel. 2) öncülük etmek; 3) söz açmak; 4) ileride söylenecek bir söze önceden zemin hazırlamak.

Deyim: ayak uydurmak

Anlamı: 1) yürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmak; 2) ayak açmak; 3) mec. kendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek: 'Âdettir, genç kızlar girdikleri ailenin terbiyesine, gidişine ayak uydururlar.' -S. F. Abasıyanık.

Deyim: ayak üstünde olmak

Anlamı: 1) dinç olmak, canlı olmak: 'Enişte, delikanlıları gölgede bırakacak kadar çalıştı; hâlâ ayak üstünde.' -S. M. Alus. 2) iş görür durumda olmak.

Deyim: ayak vermek

Anlamı: âşık atışmalarında dinleyicilerden biri uyak belirtmek.


Yorumlar

Yorum Yap

Ayak A ile başlayan kelimeler Ay ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler