Av ne demek? Av nedir?


Yayınlama: 6 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

Av kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, Av hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: Av

Anlamlar:

1. Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

Örnek: "Kral hiç tınmadan, rahat rahat avdan döndü."

"Necip Fazıl Kısakürek"

2. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması

3. Bu yollarla yakalanan hayvan

4. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse

Özelliği / Tipi / Türü: Mecaz Anlam

İçinde Av geçen birleşik ve kökteş kelimeler: av dönemi, av hayvanı, av köpeği, av mevsimi, av sezonu, av tezkeresi, av yasağı, sökün avı, sürek avı, sürgün avı


Av eş anlamlısı

Av hakkında eş anlamlı kelimeler

Av eş anlamlısı

av kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Av zıt anlamlısı

Av hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Av zıt anlamlısı

Av kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Av ile ilgili 4 örnek cümle

"Av" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Av" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Bugün avda bir şey vuramadık

2. Atmaca, avda gibiydi, ikide bir yere atılıyordu

3. Köpek koştu, vurulan avı ağzıyla tutup getirdi

4. İşportacı, avına dil döküyordu


Diğer dillerde Av

İngilizce: Hunt

Spanish: Caza

German: Av

French: Chasse

Italian: Caccia


Av ile ilgili atasözleri

Av ile ilgili atasözleri

Aşağıda Av hakkında ve içinde Av kelimesi geçen, Av ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenir

Anlamı: mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar.

Atasözü: aç at yol almaz, aç it av almaz

Anlamı: iş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız.

Atasözü: aç kurt yavrusunu yer

Anlamı: açın gözü kararmıştır, karnını doyurmak için ölümü bile göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur.

Atasözü: aç tavuk kendini arpa (buğday) ambarında sanır

Anlamı: insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.

Atasözü: adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork

Anlamı: duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

Atasözü: ananın bastığı yavru (civciv) incinmez (ölmez)

Anlamı: annenin acı sözü çocuğuna ağır gelmez.

Atasözü: anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az

Anlamı: anlayışlı kimseleri en küçük bir söz bile etkiler oysa anlayışsız kimselere ne söylense yararsızdır.

Atasözü: araba ile tavşan avlanmaz

Anlamı: her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel yöntemler vardır.

Atasözü: ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz

Anlamı: önemli kimseleri çekemeyip onlara dil uzatanlar çok olur.

Atasözü: at ile avrat yiğidin bahtına

Anlamı: kişinin satın aldığı attan ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez, her ikisi de talihine kalmıştır.

Atasözü: ata arpa, yiğide pilav

Anlamı: canlıların güçleri, gelişmelerine yarayan şeylerle artar.

Atasözü: atta, avratta uğur vardır

Anlamı: insana atı ve evlendiği kadın uğur getirir.

Atasözü: av avlanmış, tav tavlanmış

Anlamı: olan olmuş, iş işten geçmiş, artık yapacak bir şey yok.

Atasözü: av avlayanın, kemer bağlayanın

Anlamı: bir şey, onu elde etmenin yolunu bilenin; bir şeyden yararlanma, onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır.

Atasözü: av köpeği avdan kalmaz

Anlamı: hazıra konmayı alışkanlık yapmış kimse her zaman bu yolu izler.

Atasözü: av vuranın değil, alanın

Anlamı: bir şeyden, sahibi değil de başkası yararlanıyorsa asıl sahip yararlanan kişidir.

Atasözü: ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz

Anlamı: kuşlar avlanmaktan kurtulamazlar, insanlar da hatıra, hayale gelmeyen çeşit çeşit felaketle karşılaşabilirler.

Atasözü: ava giden avlanır

Anlamı: çıkarını başkalarına zarar vermekte arayan kimse, o zarara kendisi uğrar.

Atasözü: avcı ne kadar hile (al) bilse ayı o kadar yol bilir

Anlamı: bir kişi başkasını alt etmek için çeşit çeşit ustalık kullanır ama karşısındaki de yenilmemek için türlü önlemler alır.

Atasözü: avradı eri saklar, peyniri deri

Anlamı: her şey, durumuna uygun yöntemlerle saklanır.


Av ile ilgili deyimler

Av ile ilgili deyimler

Aşağıda Av hakkında ve içinde Av kelimesi geçen, Av ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: açıklığa kavuşturmak

Anlamı: bir konu veya sorunu aydınlatmak, kapalılıktan kurtarmak, anlaşılır duruma getirmek.

Deyim: ağzını havaya (poyraza) açmak

Anlamı: alay umduğunu elde edememek.

Deyim: akıl havsala almamak

Anlamı: akla mantığa sığmamak: 'Artık bu kadarını akıl havsala alamaz.' -R. H. Karay.

Deyim: aklı bir (beş) karış yukarıda (havada) olmak

Anlamı: değişik sebeplerden dolayı dengeli düşünemez durumda olmak.

Deyim: akşamdan kavur, sabaha savur

Anlamı: 1) kazandığını günü gününe harcayan tutumsuz kimselerin durumunu anlatmak için kullanılan bir söz; 2) söylediği sözü tutmayan kişiler için kullanılan bir söz.

Deyim: altı kaval, üstü şişhane (şeşhane)

Anlamı: giysilerini birbirine uygun düşüremeyen, yakıştıramayanlar için söylenen bir söz.

Deyim: altın yumurtlayan tavuk

Anlamı: 1) mesleği, sanatı, parası olan, gelirli kimse; 2) turist.

Deyim: ana baba yavrusu

Anlamı: nazlı büyütülmüş çocuk.

Deyim: avaz avaz bağırmak

Anlamı: var gücüyle bağırmak: 'İspanyol denizcisi hâlâ avaz avaz bağırıyordu.' -H. R. Gürpınar.

Deyim: avazı çıktığı kadar

Anlamı: çok yüksek sesle: 'Avazı çıktığı kadar haykırmak istiyordu.' -P. Safa.

Deyim: avucu (avuçları) kaşınmak

Anlamı: avucundaki kaşıntıyı bir yerden para geleceğine yormak.

Deyim: avucunu yalamak

Anlamı: alay umduğunu ele geçirememek: 'Sen avucunu yalarsın! Beni daha fazla rahatsız etme, tamam mı?' -E. Bener.

Deyim: avucunun içi gibi bilmek

Anlamı: bir yeri, bir şeyi çok iyi ve ayrıntılı olarak bilmek: 'Sizin analarınızın, babalarınızın hayat idealini avucumun içi gibi bilirim.' -H. Taner.

Deyim: avucunun içine almak

Anlamı: bir kimseyi baskı ve etkisi altına almak.

Deyim: avuç (avucunu) açmak

Anlamı: 1) dilenmek, para istemek: 'İki gündür yemek yemedim ama daha avuç açmadım.' -N. Hikmet. 2) yardım istemek: 'Elinde böyle bir sanat varken herkes sana avuç açmaktan başka ne yapabilir?' -N. F. Kısakürek.

Deyim: avuç içi kadar

Anlamı: pek küçük, dar (yer).

Deyim: avukat tutmak

Anlamı: adli işlemleri gereğince yerine getirmek için bir avukata vekâletname verip onu yetkili kılmak: 'Kasabadan Bilâl Efendi'yi avukat tuttular.' -M. Ş. Esendal.

Deyim: avurdu avurduna geçmek

Anlamı: çok zayıflamak.

Deyim: avurt satmak (avurt zavurt etmek)

Anlamı: 1) beceremeyeceği şeyleri becerebilecekmiş gibi konuşmak; 2) korkutucu sözler söylemek.

Deyim: avurtları çökmek (birbirine geçmek)

Anlamı: çok zayıfladığı yüzünden belli olmak: 'Hüdai, Bayram'ın avurtları çökmüş solgun yüzüne bakarak bir varsayım yapmıştı.' -A. Kulin.


Yorumlar

Yorum Yap

Av A ile başlayan kelimeler Av ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler