An nedir? An anlamı ne demek?


Yayınlama: 3 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

An kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, An hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: An

Kökeni: "Arapça ān" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.

Anlamlar:

1. Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

Örnek: "Zira göçebelerin hayatı her an yardımlaşmalarını gerektirir."

"Cemil Meriç"

İçinde An geçen birleşik ve kökteş kelimeler: anbean, bir an, eş anlı

2. İki tarla arasındaki sınır

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Halk ağzında

3. Zihin

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

Örnek: "An bulanıklığı. An yorgunluğu."


An eş anlamlısı

An hakkında eş anlamlı kelimeler

An eş anlamlısı

an kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Lahza , Zihin


An zıt anlamlısı

An hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

An zıt anlamlısı

An kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


An ile ilgili 2 örnek cümle

"An" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "An" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Adam bir an durakladı. O anı görmeliydiniz

2. Öyle anlar vardır ki, karar zamanıdır


Diğer dillerde An

İngilizce: Moment

Spanish: Momento

German: An

French: Moment

Italian: Momento


An ile ilgili atasözleri

An ile ilgili atasözleri

Aşağıda An hakkında ve içinde An kelimesi geçen, An ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: abanın kadri yağmurda bilinir

Anlamı: bir şeyin gerçek değeri, ancak ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır.

Atasözü: abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır

Anlamı: görmemiş kişi, rastlantı sonucu layık olmadığı bir duruma kavuşursa bu durum kendisinin hakkıymış gibi aptalca böbürlenir.

Atasözü: abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz

Anlamı: bir kimse sevdiği işi sürekli olarak yapmaktan bıkmaz.

Atasözü: abdestsiz sofuya namaz mı dayanır

Anlamı: kurallara, koşullara uyulmadıktan sonra bir sürü iş yapılabilir.

Atasözü: acele işe şeytan karışır

Anlamı: düşünüp taşınmadan ivedi olarak yapılan işten iyi sonuç alınamaz.

Atasözü: acele işin sonu pişmanlık

Anlamı: acele ederek yaptığımız işten istediğimiz sonucu alamayabiliriz.

Atasözü: acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenir

Anlamı: mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar.

Atasözü: acı acıyı keser, su sancıyı

Anlamı: bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurulmalıdır.

Atasözü: acı (kötü) söz insanı (adamı) dinden çıkarır, tatlı söz yılanı inden çıkarır

Anlamı: gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.

Atasözü: acı patlıcanı kırağı çalmaz

Anlamı: herhangi bir duruma alışkın olan kimseyi benzer kötü durumlar etkilemez.

Atasözü: acıkan doymam sanır, susayan kanmam sanır

Anlamı: bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur.

Atasözü: acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler

Anlamı: geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi geçinebilmek için her yolu dener, her işi yapar, canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.

Atasözü: acıkan ne yemez, acıyan ne demez

Anlamı: geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi geçinebilmek için her yolu dener, her işi yapar, canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.

Atasözü: acıkanın yanağından, susayanın dudağından belli olur

Anlamı: bir insanın ne durumda olduğu yüzünden anlaşılır.

Atasözü: acıkmış kudurmuştan beterdir

Anlamı: uzun süre bir nesnenin yokluğunu çeken kimse, onu gördüğünde büyük bir istekle ona saldırır.

Atasözü: acından kimse ölmemiş

Anlamı: kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalmaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.

Atasözü: acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur

Anlamı: koruduğunuz kimsenin sürekli acınmasına izin verirseniz arsız olur, emeğinin karşılığını tam olarak vermediğiniz kişi de hırsız olur.

Atasözü: acıyan uyumuş, acıkan uyumamış

Anlamı: insan sıkıntıya katlanır da açlığa katlanamaz.

Atasözü: aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez

Anlamı: aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.

Atasözü: aç aslandan tok domuz yeğdir

Anlamı: soysuz olup para kazanan, soylu olup da para kazanmayandan üstündür.


An ile ilgili deyimler

An ile ilgili deyimler

Aşağıda An hakkında ve içinde An kelimesi geçen, An ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: a'dan z'ye (kadar)

Anlamı: baştan aşağı, tamamen, tamamıyla, bütünüyle: Evini a'dan z'ye değiştirdi.

Deyim: abanoz gibi

Anlamı: 1) çok sert: Abanoz gibi tahta. 2) kapkara.

Deyim: abazan kalmak

Anlamı: 1) uzun süre cinsel ilişkide bulunmamak; 2) aç kalmak.

Deyim: acından ölmek

Anlamı: 1) çok acıkmak; 2) aşırı derecede yoksul olmak.

Deyim: açıklık kazanmak

Anlamı: bir konu aydınlanmak, anlaşılır duruma gelmek.

Deyim: açıktan almak

Anlamı: 1) den. açıktan geçmek; 2) mec. bir tehlikenin uzağından geçmek.

Deyim: açlıktan gözü (gözleri) dönmek (kararmak)

Anlamı: çok acıkmak: 'Bu akşam açlıktan gözü dönmüş bir hâlde bir evin mutfağına girmişti.' -S. F. Abasıyanık.

Deyim: açlıktan imanı gevremek

Anlamı: çok acıkmak.

Deyim: açlıktan nefesi kokmak

Anlamı: yoksulluk içinde bulunmak.

Deyim: açlıktan ölmek

Anlamı: dayanılmaz derecede acıkmak, çok acıkmak.

Deyim: açlıktan ölmeyecek kadar

Anlamı: çok az: Açlıktan ölmeyecek kadar yiyor.

Deyim: adam kullanmak

Anlamı: 1) birini çalıştırmasını bilmek; 2) birini kendi çıkarına alet etmek.

Deyim: adam olana çok bile

Anlamı: layık olmadığı, hak etmediği hâlde kişinin beklentisi daha fazla olduğu durumlarda kullanılan bir söz.

Deyim: adı sanı olmak

Anlamı: bilinmek, tanınmak, ünlü olmak: 'Osman Efendi'nin adı sanı vardı.' -İ. H. Baltacıoğlu.

Deyim: ağırdan almak

Anlamı: 1) bir işi gereken süre içinde bitirmemek, geciktirmek: 'Görüyorsunuz ki bu soyadı konusunda benim ağırdan alışım, bir tembellik değil.' -M. Ş. Esendal. 2) bir işi gönülsüz, isteksiz yapmak: 'Ama üstüme düşüldü mü bende bir gönül tokluğu, bir nazlanma, bir ağırdan alış.' -H. Taner.

Deyim: ağız kullanmak

Anlamı: duruma, ortama göre söz söylemek: Ben nasıl ağız kullanıyorsam sen de o yolda konuş.

Deyim: ağızdan ağıza dolaşmak (geçmek)

Anlamı: bir söz herkes arasında söylenilmek: 'Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir.' -Halikarnas Balıkçısı.

Deyim: ağzı açık ayran delisi (budalası)

Anlamı: 1) yeni gördüğü her şeye şaşkınlıkla bakan; 2) saf, bön.

Deyim: ağzı çiriş çanağına dönmek

Anlamı: ağzı kuruyup acılaşmak.

Deyim: ağzı dili bağlanmak

Anlamı: herhangi bir sebeple konuşamaz olmak.


Yorumlar

Yorum Yap

An A ile başlayan kelimeler An ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler