Almak kelimesinin anlamı ne demek?


Yayınlama: 3 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

Almak kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, Almak hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: Almak

Anlamlar:

1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak

Özelliği / Tipi / Türü: -i

Örnek: "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı."

"Necati Cumalı"

2. Satın almak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

3. Ele geçirmek, fethetmek

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş."

"Ömer Seyfettin"

4. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak

Özelliği / Tipi / Türü: -i - -den

Örnek: "Çocuğu okuldan aldı."

5. Birlikte götürmek

6. İçine sığmak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır."

7. Kabul etmek

Özelliği / Tipi / Türü: -e - Nesnesiz

8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Mektup almak. Haber almak."

9. İçeri sızmak, içine çekmek

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış."

10. Erkek, kadınla evlenmek

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü."

"Memduh Şevket Esendal"

11. Sürükleyip götürmek

Özelliği / Tipi / Türü: -i - Nesnesiz

Örnek: "Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı."

12. Kazanmak, elde etmek

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

13. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Soğuk almak. Ceza almak."

14. Bürümek, sarmak, kaplamak

Özelliği / Tipi / Türü: -i - Nesnesiz

Örnek: "Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi."

15. Kısaltmak, eksiltmek

Özelliği / Tipi / Türü: -den

Örnek: "Ceketin boyundan almak."

16. Yolmak, koparmak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Kaş almak."

17. Temizlemek

Örnek: "Karyolanın altını süpürge ile al."

18. İçeri girmesini sağlamak

Özelliği / Tipi / Türü: -e - -i

Örnek: "Sevdiği delikanlıyı gece evine almış."

"Necati Cumalı"

19. Tat veya koku duymak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Sigaradan hiç tat alamaz oldum. Burnu iyi koku alır."

20. Örtmek, koymak

Özelliği / Tipi / Türü: -e - -i

Örnek: "Paltosunu sırtına aldı."

21. Yol gitmek, mesafe katetmek

Özelliği / Tipi / Türü: -i - -de

Örnek: "O yolu bir saatte alırsınız."

22. Çalmak

Özelliği / Tipi / Türü: -i - -den

Örnek: "Cebimden saatimi almışlar."

23. Soldurmak

Örnek: "Güneş perdelerin rengini aldı."

24. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak

Örnek: "Dalağını aldılar."

25. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı."

"Haldun Taner"

26. Göreve, işe başlatmak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Yeni bir kapıcı aldı."

27. Görevden, işten çekmek

Özelliği / Tipi / Türü: -den

28. Başlamak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur"

"Halk türküsü"

29. İçecek veya sigara içmek

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Tadına bakmak için bir yudum aldım."

30. Yutmak, kullanmak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "İlaç almak."

31. Kazanç sağlamak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz - -den

Örnek: "Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar."

32. Gidermek, yok etmek

Örnek: "İçine biraz su koy, tuzunu alır."

33. Yer değiştirmek

İçinde Almak geçen birleşik ve kökteş kelimeler: pürüzalır, esir almaca, soluk almadan, açığa almak, satın almak, akılalmaz, çakaralmaz


Almak eş anlamlısı

Almak hakkında eş anlamlı kelimeler

Almak eş anlamlısı

almak kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : temizlemek , çekmek , koparmak , yolmak , eksiltmek , kısaltmak , kaplamak , sarmak , bürümek , elde etmek , kazanmak , başlamak , kullanmak , yutmak , yok etmek , gidermek , çalmak , soldurmak , koymak , örtmek , iletilmek , kabul etmek , fethetmek , kaldırmak , içine çekmek


Almak zıt anlamlısı

Almak hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Almak zıt anlamlısı

almak kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : vermek, satmak


Almak ile ilgili 50 örnek cümle

"Almak" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Almak" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Atı almak için ahıra girdi

2. Adam, yazı makinesini önüne aldı, yazmaya başladı

3. Giderken çantanı almayı unutma

4. Polis, adamı alıp gitti

5. Yeni bir araba aldı

6. Çanta kitapların hepsini aldı

7. Selam almaktan bile çekinir oldular

8. Her gün dostlarından mektuplar alırdı

9. Sandal su almaktaydı. Bu film ışık almış

10. O kızı almak için çok uğraştı

11. Sel, çok sayıda can almıştı

12. Kaç para aldın bu işten?

13. Bugünlerde soğuk almaktan sakınmalısınız

14. Sular sokakları almıştı

15. Masanın ayağını biraz almak gerekiyor

16. Bahçedeki zararlı otları almakta geç kalmamalı

17. Kadın çocuğunu öteki koltuğa aldı

18. Önce odayı şöyle bir almak, sonra yerleştirmek gerekiyordu

19. Hizmetçi bizi salona aldı

20. Atı ahıra aldı

21. Bir duş almak için banyoya girdi. Önce bir banyo aldı

22. Yazmasını başına aldı

23. Yükünü sırtına aldı

24. Türkler Bağdat’ı almak için ordu gönderdi

25. Sınav saatini ileri almışlar

26. O yolu iki günde alırsınız

27. Bu sözü kötüye almanızı istemem

28. Dün sokakta ansızın bir yağmur aldı, ıslandık

29. Şarkıcı bu kez tizden almak istedi, beceremedi

30. Bir kahve alır mıydınız?

31. Bu ilacı suyla almak gerek

32. Otobüste adamın saatini almışlar

33. Yeni bir kapıcı almak istiyoruz

34. Çocuğunu çıraklıktan almak istemişti, yapma dedim

35. Tanrı eşini alınca adam değişti, durgunlaştı

36. Biber acıymış, dilimin acısını almak için ekmek içi yedim

37. Güneş kumaşın rengini iyice almış

38. Karnındaki uru aldılar

39. Sürücü kontak anahtarını çevirdi, motor hemen aldı

40. Kalemlerin hangisini almak istersin?

41. Tilki tavukların ikisini almış

42. Bir şiirimi seçkisine almak için izin istedi

43. Evin üst katı denizi olduğu gibi almaktaydı

44. Balıkçılar bugün bol balık aldılar

45. Aldı Sürmelibey, bakalım ne dedi

46. Kadınlar aldıkları haklarla yetinemezler

47. Bizim radyo her yeri alıyor

48. Onunla bir alıp vereceğim yok

49. Bahçedeki zararlı otlar aldı yürüdü

50. Adam aldı yürüdü, yakında iyice ilerler


Diğer dillerde Almak

İngilizce: Have

Spanish: Tener

German: Nehmen

French: Avoir

Italian: Avere


Almak ile ilgili atasözleri

Almak ile ilgili atasözleri

Aşağıda Almak hakkında ve içinde Almak kelimesi geçen, Almak ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: aç kalmak, borçlu olmaktan iyidir

Anlamı: sözünün eri olana, borcunu ödeyememek aç kalmaktan daha ağır gelir.

Atasözü: komşu kızı almak, kalaylı kaptan (tastan) su içmek gibidir

Anlamı: komşu kızını almaya karar veren, ailenin ve kızın durumunu, gidişini iyi bildiğinden içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.


Almak ile ilgili deyimler

Almak ile ilgili deyimler

Aşağıda Almak hakkında ve içinde Almak kelimesi geçen, Almak ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: abazan kalmak

Anlamı: 1) uzun süre cinsel ilişkide bulunmamak; 2) aç kalmak.

Deyim: abdest almak

Anlamı: 1) Müslümanlar, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh ederek arınmak; 2) boy abdesti almak.

Deyim: acısını almak

Anlamı: 1) acılığını gidermek; 2) sızıyı dindirmek.

Deyim: âciz kalmak

Anlamı: çok uğraşmasına karşın bir işi yapamamak: 'Kitaplar Taptuk'u anlatmaktan âciz kalır.' -A. Kabaklı.

Deyim: aç açık kalmak

Anlamı: yoksulluk içinde, evsiz barksız kalmak.

Deyim: aç kalmak

Anlamı: 1) karnını doyuramamak: 'Fatma'nın yemek çantası olmasaydı, dün aç kalmıştım.' -F. R. Atay. 2) yoksulluğa düşmek.

Deyim: aç susuz kalmak

Anlamı: 1) yoksulluktan yaşayamayacak bir duruma gelmek; 2) yoksul bir duruma düşmek.

Deyim: açıkta kalmak (olmak)

Anlamı: 1) iş ve görev bulamamak; 2) yersiz yurtsuz kalmak; 3) birkaç kişinin birlikte eriştiği bir iyilikten yararlanamamak.

Deyim: açıktan almak

Anlamı: 1) den. açıktan geçmek; 2) mec. bir tehlikenin uzağından geçmek.

Deyim: ad almak

Anlamı: 1) kendisine ad verilmek; 2) ün kazanmak.

Deyim: adı kalmak

Anlamı: bir kimse veya bir şey öldükten, ortadan çekildikten sonra dillerde yalnız adı dolaşmak.

Deyim: aferin almak

Anlamı: değerli görülüp beğenilmek.

Deyim: afişte kalmak

Anlamı: tiy. oyun ilgi görerek günlerce oynanmak: Oyunun afişte kalması için başarıyla oynanması gerekir.

Deyim: ağır yara almak

Anlamı: 1) kavgada veya savaşta önemli ölçüde zarar görmek; 2) bir olayda beklenmeyen sıkıntılı ve olumsuz bir duruma düşmek.

Deyim: ağırdan almak

Anlamı: 1) bir işi gereken süre içinde bitirmemek, geciktirmek: 'Görüyorsunuz ki bu soyadı konusunda benim ağırdan alışım, bir tembellik değil.' -M. Ş. Esendal. 2) bir işi gönülsüz, isteksiz yapmak: 'Ama üstüme düşüldü mü bende bir gönül tokluğu, bir nazlanma, bir ağırdan alış.' -H. Taner.

Deyim: ağız tamburası çalmak

Anlamı: 1) sözle avutmaya, oyalamaya çalışmak; 2) soğuktan dişleri birbirine çarpmak, çenesi titremek.

Deyim: ağzı açık (bir karış açık) kalmak

Anlamı: çok şaşırmak, şaşakalmak: 'Başımı kaldırıp yukarı bakınca şaşkınlıktan ağzım açık kalıyor.' -A. Ümit.

Deyim: ağzı açık kalmak

Anlamı: şaşırmak: 'Dillere destan İstanbul nezaketini o evde gördüm, ağzım açık kaldı.' -A. Kutlu.

Deyim: ağzına almak

Anlamı: 1) yemek, içmek; 2) söylemek: 'Bir daha millet kelimesini ağzına alırsan dilini koparırım, anladın mı?' -R. H. Karay.

Deyim: ağzına taş almak

Anlamı: söze karışmayıp susmak.


Yorumlar

Yorum Yap

Almak A ile başlayan kelimeler Al ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler