Aldırmak ne demek? Aldırmak Türkçe anlamı nedir?


Yayınlama: 7 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

Aldırmak kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, Aldırmak hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: Aldırmak

Anlamlar:

1. Alma işini yaptırmak

Özelliği / Tipi / Türü: Nesnesiz

Örnek: "Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım."

"Necati Cumalı"

2. Getirtmek

Özelliği / Tipi / Türü: -e - -i

Örnek: "Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı."

"Cahit Uçuk"

3. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak

Örnek: "Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak."

4. Başkasına kaptırmak

Özelliği / Tipi / Türü: -den

Örnek: "Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet"

"Emrah"

5. Sığdırmak

Özelliği / Tipi / Türü: -e - -i

Örnek: "Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız."

6. Önem vermek, değer vermek

Özelliği / Tipi / Türü: -e - Mecaz Anlam

Örnek: "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz"

"Enis Behiç Koryürek"


Aldırmak eş anlamlısı

Aldırmak hakkında eş anlamlı kelimeler

Aldırmak eş anlamlısı

aldırmak kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : getirtmek, sığdırmak, değer vermek


Aldırmak zıt anlamlısı

Aldırmak hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Aldırmak zıt anlamlısı

Aldırmak kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Aldırmak ile ilgili 9 örnek cümle

"Aldırmak" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Aldırmak" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Emek aldırmak için kimseyi bulamadım

2. Askerdeki oğlunu Adana’dan Ankara’ya aldırdı

3. Apandisini aldırmak için hastaneye yattı

4. Onu işe aldırmak için çalmadık kapı bırakmadı

5. Giysileri bu bavula aldırmak çok zor olacak

6. O kalabalıkta para cüzdanımı aldırmışım

7. Yavrusunu çaylağa aldıran tavuk, gıdaklayıp duruyor

8. Her şeye aldırıyorum sanma, aldırmıyorum

9. Adam aldırdığı türküyü kesti


Diğer dillerde Aldırmak

İngilizce: Get

Spanish: Conseguir

German: Abbruch

French: Obtenir

Italian: Ottenere


Aldırmak ile ilgili atasözleri

Aldırmak ile ilgili atasözleri

Aşağıda Aldırmak hakkında ve içinde Aldırmak kelimesi geçen, Aldırmak ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.


Aldırmak ile ilgili deyimler

Aldırmak ile ilgili deyimler

Aşağıda Aldırmak hakkında ve içinde Aldırmak kelimesi geçen, Aldırmak ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: aradan kaldırmak

Anlamı: iş yapma imkânını yok etmek.

Deyim: ayağa kaldırmak

Anlamı: telaş ve heyecana düşürmek.

Deyim: (bir şeyi) rafa koymak (kaldırmak)

Anlamı: savsamak, artık üstünde durmamak, ihmal etmek: 'Anayasayı rafa kaldırarak keyfî, gelişigüzel sınırlar çizmeye kalkışmak, bu yaygaraları koparanların başlıca özelliğidir.' -N. Cumalı.

Deyim: buzdolabına kaldırmak

Anlamı: bir konuda anlaşmaya varılamadığı için onu bir süre gündem dışında bırakmak.

Deyim: cenazeyi kaldırmak

Anlamı: 1) ölüyü gömmek üzere götürmek; 2) ölüyü gömmek; 3) mec. ortada kalan bir işi bitirmek.

Deyim: çocuk aldırmak

Anlamı: tıp kadın karnındaki bebeği hekime ameliyatla aldırmak.

Deyim: dağa kaldırmak

Anlamı: birini, herhangi bir amaçla, zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada tutmak: 'Yalnız Efe'den kimsenin şikâyeti yokmuş. Ne kimseyi dağa kaldırırmış ne de fidye istermiş.' -Ö. Seyfettin.

Deyim: dörtnala kaldırmak

Anlamı: dörtnal koşturmaya başlamak: Atı dörtnala kaldırdı.

Deyim: el kaldırmak

Anlamı: 1) oy verdiğini veya söz istediğini elini kaldırarak belirtmek; 2) birine, bir şeye vurmaya kalkışmak: 'İtlerden birine el kaldırmanın cezası ölüm idi.' -M. İzgü.

Deyim: harmanı kaldırmak

Anlamı: harman işini bitirmek: 'Harmanı kaldırmaktan başka bir şey düşünmüyordu.' -S. Çokum.

Deyim: hastaneye kaldırmak (yatırmak)

Anlamı: tedavi amacıyla hastaneye götürmek.

Deyim: ipoteği çözmek (kaldırmak)

Anlamı: tutudan kurtarmak: 'Bu ipoteği çözmek sizin elinizde! Bir tek siz çözebilirsiniz onu!' -N. Eray.

Deyim: kadeh kaldırmak

Anlamı: herhangi birini veya bir şeyi onurlandırmak için içmeden önce kadehleri yukarı kaldırmak: 'Localarda kadınlar erkekler, kadeh kaldırıyorlar, gülüşüyorlardı.' -N. Cumalı.

Deyim: kafasını kaldırmak

Anlamı: karşı gelmek, başkaldırmak: 'Sen bağ yeri açıyorsun ha? Çevirin şunu dese, yüz sopa çekse. Bir daha bak kimse kafasını kaldırır mı?' -M. Ş. Esendal.

Deyim: katmer kaldırmak

Anlamı: hlk. karışıklık çıkarmak.

Deyim: kazan kaldırmak (devirmek)

Anlamı: tar. 1) yeniçeriler yemek pişirilen kazanı devirerek ayaklanmak, isyan etmek: 'İkide birde kazan deviren yeniçerilerin dışında askerlikte talim ve terbiye esaslarına göre Avrupai bir nizam ile askerliğimizin ihdası pek hayırlı olmuştu.' -A. Ş. Hisar. 2) mec. yöneticinin bir tutumuna karşı hep birden ayaklanmak, isyan etmek.

Deyim: mahalleyi ayağa kaldırmak

Anlamı: bağırıp çağırarak konu komşuyu tedirgin etmek.

Deyim: mal kaldırmak

Anlamı: ürün elde etmek: 'Kendisi şu kadarcık tarla sayesinde ancak akşamları bir kaşık sıcak çorba içecek kadar mal kaldırabiliyor.' -N. Nâzım.

Deyim: maskesini düşürmek (kaldırmak)

Anlamı: gizli amaçlarını, gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak.

Deyim: morga kaldırmak

Anlamı: ölüleri morga götürmek.


Yorumlar

Yorum Yap

Aldırmak A ile başlayan kelimeler Al ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler