Ağız nedir? Ağız anlamı ne demek?


Yayınlama: 5 ay önce

Okuma süresi: 3 dakika

Ağız kelimesinin sözlük anlamı, eş ve zıt anlamlı karşılıkları, diğer dillerdeki anlamları, Ağız hakkında örnek cümleler, atasözü ve deyimler...

Kelime: Ağız

Anlamlar:

1. Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Anatomi

2. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü

Örnek: "Küçük bir ağız."

3. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı

Örnek: "Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı."

"Hüseyin Rahmi Gürpınar"

4. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap

Örnek: "Çay ağzı."

5. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı

Örnek: "Körfezin ağzı."

6. Çıkış yeri

Örnek: "Şimdi tünelin ağzında değilim artık."

"Adalet Ağaoğlu"

7. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak

8. Kesici aletlerin keskin tarafı

9. Üslup, ifade biçimi

Örnek: "Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler."

"Tarık Buğra"

10. Uç, kenar

Örnek: "Topun ağzında. Uçurumun ağzında."

11. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili

Özelliği / Tipi / Türü: Dil bilimi

Örnek: "Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu."

"Sait Faik Abasıyanık"

12. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü

Özelliği / Tipi / Türü: Müzik

İçinde Ağız geçen birleşik ve kökteş kelimeler: ağız ağıza, ağız alışkanlığı, ağız bağı, ağız birliği, ağız dalaşı, ağız değişikliği, ağız dolusu, ağız kalabalığı, ağız kavafı, ağız kavgası, ağız kokusu, ağız kuşağı, ağız nişanı, ağızotu, ağız şakası, ağız tadı, ağız tatsızlığı, ağız tüfeği, ağız tütünü, ağız ünlüsü, ağız ünsüzü, ağzı açık, ağzı bir, ağzı bozuk, ağzı büyük, ağzı gevşek, ağzı havada, ağzı kalabalık, ağzı kara, ağzı kenetli, ağzı kilitli, ağzı kulaklarında, ağzı pek, ağzı pis, ağzı sıkı, açıkağız, bayramlık ağız, çatal ağız, sarıağız, yarım ağız, aslanağzı, dört yol ağzı, düşman ağzı, esnaf ağzı, halk ağzı, kapı ağzı, kaynana ağzı, kol ağzı, kurtağzı, külhanbeyi ağzı, küllük ağzı, mide ağzı, şoför ağzı, taşra ağzı, tavşanağzı, tezgâhtar ağzı, yanardağ ağzı, yavruağzı, yol ağzı, ilk ağızda, yüreği ağzında

2. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü

Özelliği / Tipi / Türü: Isim


Ağız eş anlamlısı

Ağız hakkında eş anlamlı kelimeler

Ağız eş anlamlısı

ağız kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : kavşak, kenar, uç, munsap


Ağız zıt anlamlısı

Ağız hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Ağız zıt anlamlısı

Ağız kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Ağız ile ilgili 59 örnek cümle

"Ağız" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Ağız" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Çocuğun küçücük bir ağzı vardı

2. Bacanın ağzına filitre taktılar

3. Varilin ağzı dardı

4. Irmağın ağzında balık avlıyorlardı

5. Köylü, yolun ağzında durmuş, otobüs bekliyordu

6. Limanın ağzı oldukça dardı

7. Makasın ağzı kesmez olmuş

8. Bu sözcük Çukurova ağzında vardır

9. Bu ağızları biliyoruz, açık konuşun

10. Bu ağız böyle olsun da, ilerde düzeltiriz

11. Bu tarlanın ikinci ağzı da ilki gibi olacak

12. Bu kabadayı ağızlarıyla beni mi korkutacaksın?

13. Onca üsteledik, ağız dil vermedi

14. Sarhoş, düşerken ağız dolusu sövüp sayıyordu

15. Öyle ağız satmakla olsa herkes şah olur

16. Şu yemeği ağız tadıyla bir yiyelim de..

17. Yeni bir ev almışsınız, ağız tadıyla oturun

18. Sokaktan geldiğinde ağız tamburası çalıyordu, şimdi düzeldi

19. Sabahtan beri bana ağız tamburası çalıyorsun, konuya gel

20. Küçükken annemin anlattığı masalları ağzı açık dinlerdim

21. Onun ağzı kilitlidir, korkmayın

22. Sabahtan beri ağzıma bir şey koymadım

23. Çocuk iki gündür ağzına bir şey koymadı

24. Çok öfkeliydi, ağzına geleni söyledi

25. Hemen ağzına geleni söylemekle iyi etmedin

26. Onun ağzına gem vurdular, korkmayın

27. Ağzına gem vurmuş, bir şey öğrenemedik

28. Haydi anlatsan a, ağzına kira mı istiyorsun yoksa?

29. Susup durma öyle, ağzına kira mı istiyorsun?

30. Öyle bir iş yaptın ki adamın ağzına sıçtın

31. Arabanın ağzına sıçmak için elinden geleni yapmışsın

32. Olayı onun ağzından anlattım size

33. Kızın ağzından birkaç mektup yazdık oğlana, yuttu

34. Evirdi çevirdi, derken ağzından baklayı çıkardı

35. Sıkıştırılınca ağzından baklayı çıkardı

36. Söylenen o kadar ağır sözleri öylece dinlemiş, ağzından çıt çıkmamıştı

37. Bir görsen, sözler ağzından dökülüyordu

38. Sonunda ağzından döküldü, para istiyormuş

39. Ağzını açtı mı susmak bilmez

40. Ağzını açtı mı söylemediği kalmaz

41. Öyle ağzını açıp durma, bir şey yap

42. Adamın ağzını kapamak için birkaç kuruş verdiler

43. Adam ağzını kapamakta direniyor

44. Ağzını kiraya verdin galiba, bir şeyler söylesene

45. Böyle ağzını kiraya vermek olmaz, biraz da sen konuş

46. O ağzını tutmak bilmezin biridir, zamanımızı alır

47. Ağzını tutmak için çaba harcadı ama sonunda patladı

48. O ne öyle, oğlanın ağzının içine bakmaktan kurtul da sen de bir şeyler söyle

49. Karısının ağzının içine bakar o, onun için çok bir şey beklemeyin

50. İnsanı ağzının içine baktırır, öyle bir konuşmacıdır o

51. Ağzının içine baktırır, o ne derse o olur

52. Ticaret onun ağzının kaşığı değildir

53. Dostluk onun ağzının kaşığı değildir

54. Ağzının kaytanını çek de konuşalım adamım

55. Sabahtan beri ağzının kaytanını çekmedi

56. Ağzının kaytanını çek de iyisini düşünelim

57. Çantayı ağzının mührü ile teslim ettim

58. Şurada ağzımın mührü ile konuştum, yalan neyime

59. Buranın yemekleri gerçekten güzel, ağzının tadını biliyorsun


Diğer dillerde Ağız

İngilizce: Mouth

Spanish: Boca

German: Mund

French: Bouche

Italian: Bocca


Ağız ile ilgili atasözleri

Ağız ile ilgili atasözleri

Aşağıda Ağız hakkında ve içinde Ağız kelimesi geçen, Ağız ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: açık ağız aç kalmaz

Anlamı: isteklerini uygun bir biçimde söylemesini bilen kimse, onları önünde sonunda elde eder.

Atasözü: ağız yemese, yüz utanmaz

Anlamı: armağan alan, armağanı verenin isteğini yerine getirmemeye çekinir ve mutlaka yapmaya çalışır.

Atasözü: ağız yer, yüz utanır

Anlamı: armağan alan, armağanı verenin isteğini yerine getirmemeye çekinir ve mutlaka yapmaya çalışır.

Atasözü: ağızdan burun yakın, kardeşten karın yakın

Anlamı: insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.

Atasözü: alma alı, sat yağızı, bin doruya, besle kırı

Anlamı: biniciler doru ve kır donlu atları, sarı, al ve yağız renkli olanlardan daha üstün sayarlar, o nedenle at alırken seçimi ona göre yapmak gerekir.

Atasözü: ateş demekle ağız yanmaz

Anlamı: kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz.

Atasözü: bal bal demekle ağız tatlanmaz

Anlamı: sözde kalan dilek ve tasarıların iş bitirmede hiçbir etkisi olmaz.

Atasözü: bir ağızdan çıkıp (çıkan) bin dile (ağza) yayılır

Anlamı: ortaya atılan bir söz çok çabuk yayılır.

Atasözü: el öpmekle ağız aşınmaz

Anlamı: çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.

Atasözü: göz gördüğünü (ağız yediğini) ister

Anlamı: kişi, her zaman gördüğü, (yemeye) alıştığı güzel şeyleri arzular.

Atasözü: kasavetsiz ağız anahtarsız açılır

Anlamı: sıkıntısı, kaygısı olmayan kimse, her konuda rahat konuşur.

Atasözü: söz ağızdan çıkar

Anlamı: mert olan kişi, sözünde durur; verdiği sözü yerine getirir.


Ağız ile ilgili deyimler

Ağız ile ilgili deyimler

Aşağıda Ağız hakkında ve içinde Ağız kelimesi geçen, Ağız ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: ağız açtırmamak

Anlamı: çok konuşarak başkalarının söz söylemesine, konuşmasına engel olmak: Yusuf Efendi biçareye ağız açtırmıyordu.

Deyim: ağız ağıza vermek (konuşmak)

Anlamı: iki kişi birbirine pek yakın durarak başkaları işitmeyecek bir biçimde konuşmak: 'Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı.' -R. N. Güntekin.

Deyim: ağız (ağzını) açmak

Anlamı: 1) konuşmaya başlamak; 2) kesici aletleri keskin duruma getirmek; 3) ağır sözler söylemeye başlamak; 4) azarlamak, paylamak: 'Aman efendim, bendenize bir ağız açtılar, donakalmışım.' -M. Ş. Esendal. 5) alık alık bakmak.

Deyim: ağız aramak (yoklamak)

Anlamı: öğrenmek istenilen şeyi söyletecek yolda dil kullanmak.

Deyim: ağız birliği etmek

Anlamı: bir konuda anlaşarak aynı biçimde konuşmak, söz birliği etmek.

Deyim: ağız burun birbirine karışmak

Anlamı: 1) dayak sonucunda yüz yara bere içinde kalmak; 2) yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk vb. durumların izleri görünmek.

Deyim: ağız değiştirmek

Anlamı: önce söylediğini başka türlü anlatmak: 'Gelgelelim Akif, Berlin'e gidip de oradaki kahveleri gördüğü vakit ağız değiştirmek zorunda kalır.' -S. Birsel.

Deyim: ağız dil vermemek

Anlamı: konuşmamak, susmak.

Deyim: ağız etmek

Anlamı: yaranmak için kibar konuşmaya çalışmak: 'Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu.' -L. Tekin.

Deyim: ağız kalabalığına getirmek

Anlamı: 1) birini gereksiz sözlerle şaşırtmak; 2) ilgisiz sözler söyleyerek asıl konudan uzaklaştırmak.

Deyim: ağız kullanmak

Anlamı: duruma, ortama göre söz söylemek: Ben nasıl ağız kullanıyorsam sen de o yolda konuş.

Deyim: ağız satmak

Anlamı: yüksekten atarak kendini övmek.

Deyim: ağız tamburası çalmak

Anlamı: 1) sözle avutmaya, oyalamaya çalışmak; 2) soğuktan dişleri birbirine çarpmak, çenesi titremek.

Deyim: ağız yapmak

Anlamı: birini kandırmak, yanıltmak amacıyla duygularını, düşüncelerini olduğundan başka türlü gösterecek biçimde konuşmak: 'Kaçacağım, tövbeler olsun, bir fırsatını bulayım diye ağız yaptı.' -M. Ş. Esendal.

Deyim: ağız yaymak

Anlamı: açık ve dürüst konuşmaktan kaçınmak.

Deyim: ağızda dağılmak

Anlamı: genellikle hamur işi, iyi pişmiş ve lezzetli olmak.

Deyim: ağızda sakız gibi çiğnemek

Anlamı: bir söz veya düşünceyi sık sık tekrarlayıp durmak.

Deyim: ağızdan ağıza dolaşmak (geçmek)

Anlamı: bir söz herkes arasında söylenilmek: 'Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir.' -Halikarnas Balıkçısı.

Deyim: ağza (ağızlara) düşmek

Anlamı: dedikodu konusu olmak.

Deyim: dil ağız vermemek

Anlamı: ağız dil vermemek: 'Çocuk, hâlâ dil ağız vermeden yatıyordu.' -R. N. Güntekin.


Yorumlar

Yorum Yap

Ağız A ile başlayan kelimeler Ağ ile başlayan kelimeler Ne demek Sözlük Eş anlamlı kelimeler Zıt anlamlı kelimeler Atasözleri Deyimler Örnek cümleler