Kelime: Kurum

Anlamlar:

1. Bacalarda biriken kalın is

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

Örnek: "Vapur dumanı ve baca kurumuyla kapkara olan saçlarımla yastığı kirletmek istemiyordum."

"Halikarnas Balıkçısı"

2. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Hukuk

Örnek: "Türk Dil Kurumu."

İçinde Kurum geçen birleşik ve kökteş kelimeler: eğitim kurumu, kamu kurumu

3. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

Örnek: "Hikmet Bey'in kurum ve edası, her zamankinden belki yüz kat üstündü."

"Sermet Muhtar Alus"


Kurum hakkında eş anlamlı kelimeler

Kurum eş anlamlısı

kurum kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Kuruluş


Kurum hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Kurum zıt anlamlısı

Kurum kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Kurum ile ilgili 2 örnek cümle

"Kurum" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Kurum" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Din, topluma yol gösteren bir kurumdur

2. Böyle kurumla yürüyüşü beni öfkelendiriyor


Diğer dillerde Kurum

İngilizce: Institution

Spanish: Institución

German: Institution

French: Institution

Italian: Istituzione


Kurum ile ilgili atasözleri

Kurum ile ilgili atasözleri

Aşağıda Kurum hakkında ve içinde Kurum kelimesi geçen, Kurum ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.


Kurum ile ilgili deyimler

Kurum ile ilgili deyimler

Aşağıda Kurum hakkında ve içinde Kurum kelimesi geçen, Kurum ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: ağzı dili (ağzı) kurumak

Anlamı: 1) susuz kalmak; 2) konuşamaz duruma gelmek: 'Ağzım dilim kurudu, kız yalvara yalvara' -Halk türküsü.

Deyim: boğazı kurumak

Anlamı: çok susamak: 'Kediyi karşısında gördükçe yüreği titriyor, boğazı kuruyor.' -M. Ş. Esendal.

Deyim: dili damağına yapışmak (dili damağı kurumak)

Anlamı: susuzluktan ağzı kurumak, çok susamak: 'Kupkuru dili damağına yapışıyor, boğazından midesine doğru...' -E. E. Talu.

Deyim: kanı kurumak

Anlamı: 1) çok usanmak, çok bıkmak; 2) mec. bitkin, yorgun, cansız duruma düşmek.

Deyim: kökü kurumak

Anlamı: yok olmak, ortadan kalkmak: 'Kelebeklerin kökünün kuruduğu bir dünyada çocuk istemem.' -T. Yücel.

Deyim: kurum kurum kurumlanmak (kurulmak)

Anlamı: büyüklenmek, böbürlenmek.

Deyim: kurum satmak

Anlamı: böbürlenmek, büyüklenmek: 'Senin kıratında bir tane daha bulsun da kurumunu ona satsın.' -S. M. Alus.

Deyim: mürekkebi kurumadan bozmak

Anlamı: kararı, sözleşmeyi, anlaşmayı yazılmasından çok kısa süre sonra bozmak.