Kelime: Kurşun

Anlamlar:

1. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb)

Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Kimya

2. Bu elementten yapılmış

Özelliği / Tipi / Türü: Sıfat

Örnek: "Kurşun boru."

3. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi

Örnek: "Kanatları kurşunla parçalanmış bir kartal / Benim gibi seyreder, yerden, mavilikleri"

"Yaşar Nabi Nayır"

İçinde Kurşun geçen birleşik ve kökteş kelimeler: kurşun erimi, kurşungeçirmez, kurşun grisi, kurşun kalem, kurşun otu, kurşun rengi, kör kurşun, serseri kurşun, ağ kurşunu, domdom kurşunu, kaza kurşunu, maganda kurşunu


Kurşun eş anlamlısı

Kurşun hakkında eş anlamlı kelimeler

Kurşun eş anlamlısı

kurşun kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Kurşun zıt anlamlısı

Kurşun hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Kurşun zıt anlamlısı

Kurşun kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Kurşun ile ilgili 2 örnek cümle

"Kurşun" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Kurşun" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Polis, birkaç kurşun attı

2. Kurşun boru kolay bükülür


Diğer dillerde Kurşun

İngilizce: Bullet

Spanish: Bala

German: Blei

French: Balle

Italian: Proiettile


Kurşun ile ilgili atasözleri

Kurşun ile ilgili atasözleri

Aşağıda Kurşun hakkında ve içinde Kurşun kelimesi geçen, Kurşun ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: yaralı kuşa kurşun sıkılmaz

Anlamı: birinin düşkünlüğünden yararlanarak ondan öç almak doğru değildir.


Kurşun ile ilgili deyimler

Kurşun ile ilgili deyimler

Aşağıda Kurşun hakkında ve içinde Kurşun kelimesi geçen, Kurşun ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: bir kurşun atımı

Anlamı: kurşunun gidebileceği uzaklık.

Deyim: (birini) kurşuna dizmek

Anlamı: 1) verilen ölüm cezasını askerî bir kıtanın attığı kurşunlarla yerine getirmek: 'Sarı çam deresinde bu otuz kadar eşkıyayı kurşuna dizdiler.' -Y. Kemal. 2) öldürmek.

Deyim: (birini veya bir şeyi) kurşun tutmak

Anlamı: kurşuna hedef olmak, kurşun değecek gibi olmak: 'Çatın arkadaşlar da atları çatın / Kurşun bizi tutuyor sipere yatın' -Halk türküsü.

Deyim: (birini veya bir şeyi) kurşun yağmuruna tutmak

Anlamı: çok sayıda ve sürekli kurşun atmak.

Deyim: kurşun atmak

Anlamı: 1) silahla mermi atmak: 'Yarın, öbür gün Arap çeteleri ile sarılacaksınız, Peygamberin yeşil kubbesine kurşun atacaklar.' -F. R. Atay. 2) mec. düşmanlık etmek.

Deyim: kurşun dokunmak

Anlamı: mermi isabet etmek: 'Suriye'de bel kemiğine bir kurşun dokunmuştu.' -Ö. Seyfettin.

Deyim: kurşun dökmek

Anlamı: halk inanışına göre erimiş kurşunu, hastanın üstünde, içinde su bulunan bir kaba dökerek ortaya çıkan şekillerin yorumuyla nazar, büyü, hastalık vb. şeyleri önlemek, iyileştirmek.

Deyim: kurşun gibi

Anlamı: 1) katlanması zor bir biçimde: 'Gurbet acısı kurşun gibi içine çökmüştü şimdi.' -H. Taner. 2) sıkıntı veren; 3) çok ağır.

Deyim: kurşun manyağı yapmak

Anlamı: argo ölümle tehdit etmek.

Deyim: kurşun sıkmak

Anlamı: silahı ateşlemek, mermi yakmak: 'Az bir sürede bütün köy bu kurşunları sıkanın Hasan olduğunu öğrendi.' -Y. Kemal.

Deyim: kurşun yağdırmak

Anlamı: çok sayıda kurşun atmak.

Deyim: kurşun yemek

Anlamı: vurulmak: 'Kurşunu yer yemez, kayalardan aşağı yuvarlanmış leşi, ta derenin kucağına!' -T. Oflazoğlu.

Deyim: meteliğe kurşun atmak

Anlamı: parası kalmamak.

Deyim: şeytan kulağına kurşun

Anlamı: hlk. aksama ihtimali bulunan durum veya işler düzenli gittiğinde 'nazar değmesin' anlamında söylenen bir söz: Şeytan kulağına kurşun, hiçbirimiz hasta olmadık.