Kelime: Koz
Kökeni: "Farsça gavz, goz" kelimesinden Türkçeye geçmiştir.
Anlamlar:
1. Ceviz
Özelliği / Tipi / Türü: Isim - Bitki bilimi
2. İskambil oyunlarında diğer kâğıtları alabilen, onlara üstün tutulan belirli renk ve işaretteki kâğıt
3. Başarı fırsatı olan elverişli durum, saldırış ve savunma fırsatı
Özelliği / Tipi / Türü: Mecaz Anlam
Örnek: "Başvurduğu bu olağanüstü tabiyede varlığını değil, yokluğunu koz olarak kullanmıştır."
4. Karşısındakini alt edecek etkili şey
Özelliği / Tipi / Türü: Mecaz Anlam
İçinde Koz geçen birleşik ve kökteş kelimeler: koz helva

Koz hakkında eş anlamlı kelimeler
Koz eş anlamlısı
koz kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : ceviz

Koz hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Koz zıt anlamlısı
Koz kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Koz ile ilgili 1 örnek cümle
"Koz" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Koz" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.
1. Bütün kozları elinden alındı
Diğer dillerde Koz
İngilizce: Card
Spanish: Tarjeta
German: Trumpf
French: Carte
Italian: Carta

Koz ile ilgili atasözleri
Aşağıda Koz hakkında ve içinde Koz kelimesi geçen, Koz ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: an beni bir kozla, o da çürük çıksın
Anlamı: bir dostun verdiği armağan küçük ve değersiz olsa bile verilen kişinin hatırlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.
Atasözü: ana ile kız, helva ile koz
Anlamı: anne ile kız, koz helvasının içindeki cevizle helva gibidirler, birbirlerinden kesinlikle ayrılmazlar.
Atasözü: koz gölgesi kız gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi, dut gölgesi it gölgesi
Anlamı: ağaçların gölgeleri bile doğal özelliklerini yansıtır, koz, yani ceviz ağacının altında insan, herkesin peşinde koştuğu bir kızın yanındaymışçasına mutluluk duyar; söğüdün gölgesi, boylu boslu bir yiğidin güvenini kazanır; dut ise altına meyvelerini döktüğü için gölgesi çıkarcıların üşüştüğü bir yerdir.
Atasözü: yâr beni ansın bir koz ile, o da çürük çıksın
Anlamı: bir dostun verdiği armağan küçük ve değersiz olsa bile verilen kişinin hatırlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.
Koz ile ilgili deyimler
Aşağıda Koz hakkında ve içinde Koz kelimesi geçen, Koz ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: (biriyle) kozunu paylaşmak (pay etmek)
Anlamı: aralarındaki anlaşmazlığı zora başvurarak çözümlemek, sona erdirmek: 'Mümeyyiz Efendi varsın bekçi ile kozunu pay etsin.' -R. N. Güntekin.
Deyim: ıstakoz gibi
Anlamı: çok kırmızı.
Deyim: kazı koz anlamak
Anlamı: söylenen şeyi çok yanlış anlamak.
Deyim: kırdığı koz (ceviz) kırkı (bini) aşmak
Anlamı: sürekli yakışıksız davranışlarda bulunmak.
Deyim: koz kırmak
Anlamı: 1) oyunda elindeki kozlardan birini kullanmak; 2) mec. yanlış tutum içinde bulunmak: 'Zavallının iratlarında oturan kiracılarla uğraşarak kırmadığı koz, çevirmediği dolap kalmıyordu.' -Ö. Seyfettin.
Deyim: koz vermek
Anlamı: imkân tanımak, elverişli durum sağlamak.
Deyim: koza çekmek
Anlamı: kozayı temizleyip ayıklamak: 'Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı.' -Y. Kemal.
Deyim: kozasına çekilmek
Anlamı: çevreyle ilişkisini kesmek, hiçbir şeye karışmamak: 'Hiçbir tarakta bezim kalmadı, ipek böceği gibi kozama çekilmiş, kendi hâlimde, politikaya bulaşmadan yaşıyorum.' -A. İlhan.
Deyim: son kozunu (kartını) oynamak
Anlamı: elinde bulunan son imkânı kullanmak: 'İlk uzunçaların hazırlıkları başladığında, her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu.' -M. Mungan.
Deyim: takoz koymak
Anlamı: 1) aracın hareketini önlemek için tekerleklerden birinin önüne veya arkasına takoz yerleştirmek, takoz atmak; 2) argo olacak işi engellemek.
