Kelime: Koyma
Anlamlar:
1. Koymak işi
Özelliği / Tipi / Türü: Isim
İçinde Koyma geçen birleşik ve kökteş kelimeler: koyma akıl
Koyma hakkında eş anlamlı kelimeler
Koyma eş anlamlısı
koyma kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Koyma hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Koyma zıt anlamlısı
Koyma kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Diğer dillerde Koyma
İngilizce: Putting
Spanish: Poner
German: Nicht setzen
French: Mettre
Italian: Mettere
Koyma ile ilgili atasözleri
Aşağıda Koyma hakkında ve içinde Koyma kelimesi geçen, Koyma ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) bırakma (koyma)
Anlamı: bugün yapılması gereken bir işin ertesi güne bırakılması iyi değildir.
Atasözü: koyma akıl, akıl olmaz
Anlamı: hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.
Koyma ile ilgili deyimler
Aşağıda Koyma hakkında ve içinde Koyma kelimesi geçen, Koyma ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: ad koymak
Anlamı: adlandırmak.
Deyim: adaylığını koymak
Anlamı: bir iş veya göreve seçilmek için kendini ileri sürmek: 'Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu.' -M. Ş. Esendal.
Deyim: adını koymak
Anlamı: karşılığını veya fiyatını kararlaştırmak: Bu evi alabilmemiz için adını koyalım.
Deyim: ağırlığını (ortaya) koymak
Anlamı: kimliğini ve kişiliğini kabul ettirmek.
Deyim: ahını yerde koymamak
Anlamı: öcünü almak: 'Sen öz babanın öcünü alamadın diye o da dedesinin ahını yerde mi koyacaktı?' -N. Hikmet.
Deyim: altına imza koymak
Anlamı: konuyu veya anlaşmayı kabul ettiğini belirtmek: 'İlgili sözleşmelerin altına imzamızı koyarken bu imzaya sadık kalma konusunda ne ölçüde niyetliydik?' -A. Cemal.
Deyim: aptal yerine koymak
Anlamı: 1) hiçbir şeyden anlamaz, bilmez sanmak: 'Bu kadını zaman zaman aptal yerine koymam, büyük aptallık galiba.' -R. Erduran. 2) birine, aptal gözüyle bakmak.
Deyim: arabanın tekerine taş koymak
Anlamı: güçlük çıkarmak.
Deyim: aracı koymak
Anlamı: bir kimseyi, uzlaşma sağlamak için görevlendirmek.
Deyim: arkaya bırakmak (koymak)
Anlamı: sonraya, başka zamana bırakmak, ertelemek.
Deyim: ayağının altına karpuz kabuğu koymak
Anlamı: bir yolunu bulup bir kimseyi düzenle işinden uzaklaştırmak.
Deyim: başını ortaya koymak
Anlamı: bir işe girişirken ölümü göze almak.
Deyim: bir köşeye koymak
Anlamı: saklamak, biriktirmek: 'Yıllardan beri dişinden tırnağından artırdığı, çoluk çocuğunun nafakasından kestiği parayı günün birinde, ben de bu zilletten kurtulurum umuduyla bir köşeye koymuştu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Deyim: (bir şeye) haciz koymak
Anlamı: borçlunun malına el koymak: 'Ya parayı verirsiniz ya da haciz korum.' -B. Felek.
Deyim: (bir şeyi) aklına koymak
Anlamı: 1) bir şeyi yapmaya kesin olarak karar vermek: 'Fakat Ömer birinci mevkiye oturmayı aklına koymuştu.' -N. Hikmet. 2) çok istemek: 'Bir düşünsün, meslekte kalmayı aklına koyuyorsa gecikmesin, vardiyaya buyursun.' -Z. Selimoğlu.
Deyim: (bir şeyi, bir şeye) nişan koymak
Anlamı: ileride tanıyabilmek veya ölçebilmek için bir şeyin durumunu, onun herhangi bir özelliğini akılda tutmak veya iz bırakmak: Dönüşte yolumuzu şaşırmamak için şu çifte kavakları nişan koymuştuk.
Deyim: (bir şeyi) rafa koymak (kaldırmak)
Anlamı: savsamak, artık üstünde durmamak, ihmal etmek: 'Anayasayı rafa kaldırarak keyfî, gelişigüzel sınırlar çizmeye kalkışmak, bu yaygaraları koparanların başlıca özelliğidir.' -N. Cumalı.
Deyim: bir tarafa bırakmak (koymak)
Anlamı: önemsememek, benimsememek, ertelemek.
Deyim: bir yastığa baş koymak
Anlamı: evli bulunmak.
Deyim: (bir yola) baş koymak
Anlamı: bir şey uğruna ölümü göze almak: 'Çeşitli tehlikelerden var olduğunu bilerek bu işe girişip baş koymuşlardı.' -O. Aysu.
