Kelime: Kor
Anlamlar:
1. İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür veya odun parçası
Özelliği / Tipi / Türü: Isim
2. Büyük acı, üzüntü, sıkıntı, dert
Özelliği / Tipi / Türü: Mecaz Anlam
Örnek: "Kimseye göstermedikleri bir kor yanar içlerinde."
3. Kırmızı renkli
Özelliği / Tipi / Türü: Sıfat - Mecaz Anlam
Örnek: "Gül tenli, kor dudaklı, kömür sürmeli / Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kere öpmeli"
İçinde Kor geçen birleşik ve kökteş kelimeler: akkor

Kor hakkında eş anlamlı kelimeler
Kor eş anlamlısı
kor kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Kötü , Ama
Kor hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Kor zıt anlamlısı
Kor kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Kor ile ilgili 10 örnek cümle
"Kor" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Kor" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.
1. Çeşme başında kor yanaklı bir kız çocuğu vardı
2. Kör göz açılır mı?
3. Kör dilenciye para verdik
4. Kör bıçak işe yaramıyor
5. Kör lambayla kitap okumaya çalışıyordum
6. Bu kör yerde sıkılıyorum
7. Onun bu kadar kör olduğunu bilmezdim
8. Kör vicdanlara seslenmek işe yaramıyor
9. Kör boğaz olmasa çalışmazdık
10. Kör şeytan diyor ki, bağır çağır
Diğer dillerde Kor
İngilizce: Blinded
Spanish: Cegar
German: Kor
French: Aveugl
Italian: Accecare
Kor ile ilgili atasözleri
Aşağıda Kor hakkında ve içinde Kor kelimesi geçen, Kor ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: aç elini kora sokar
Anlamı: aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.
Atasözü: adam adamdan korkmaz, utanır
Anlamı: insanları ahlaklı davranmaya iten korku değil, küçük görülme duygusudur.
Atasözü: adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork
Anlamı: duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.
Atasözü: atın ürkeği, yiğidin korkağı
Anlamı: at da kişi de hep tehlike içinde imişler gibi uyanık olmalıdırlar.
Atasözü: baba koruk (erik) yer, oğlunun dişi kamaşır
Anlamı: babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuğu çeker.
Atasözü: bir korkak bir orduyu bozar
Anlamı: bir toplumda korkak kişi, kaygılı, heyecanlı sözleriyle kargaşa çıkarır.
Atasözü: bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden
Anlamı: oturmayacağını belirten konuk yatıya kalır, yemeyeceğini söyleyen de bir türlü doyurulamaz.
Atasözü: borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)
Anlamı: borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.
Atasözü: dede (dedesi) koruk yer, torununun dişi kamaşır
Anlamı: eskilerin yaptığı yanlış işlerden daha sonrakiler de zarar görür.
Atasözü: dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur
Anlamı: bu dünyada tasasız olan insan yoktur.
Atasözü: ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz
Anlamı: daha önce bir zarara uğramış kimse, kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz.
Atasözü: istemem diyenden korkmalı
Anlamı: bir şeyi istemem diyen, fırsat bulduğunda o şeyi elde etmek için aşırı hırs gösterir.
Atasözü: kork Allah'tan korkmayandan
Anlamı: Tanrıdan korkmayan kimse, insana her türlü kötülüğü yapabilir.
Atasözü: kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden
Anlamı: nisan ayının beşinde çift süren iki öküzü birbirinden ayıracak kadar hava soğuk olur.
Atasözü: korkak bezirgân ne kâr eder ne zarar (ziyan)
Anlamı: iş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korur ancak kazanç da sağlayamaz.
Atasözü: korku dağları bekler (aşırır)
Anlamı: korku her yerde varlığını gösterir.
Atasözü: korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak evladır (yeğdir)
Anlamı: tehlikeli bir işe girişmektense o işin sağlayacağı kazançtan vazgeçmek daha iyidir.
Atasözü: korkunun ecele faydası yoktur
Anlamı: kişi korkmakla kendisine gelecek bir kötülüğü önleyemez.
Atasözü: ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz
Anlamı: her şeyini kaybetmiş olan kişinin düşmanına bir şey kaptırmaktan korkusu olmaz.
Atasözü: sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas
Anlamı: sabretmesini bilen kişi olmayacak gibi görünen işlerde bile başarı kazanır.

Kor ile ilgili deyimler
Aşağıda Kor hakkında ve içinde Kor kelimesi geçen, Kor ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: Allah'tan korkmaz
Anlamı: can yakıcı, insafsız, acımasız.
Deyim: başından korkmak
Anlamı: hayatından kaygı duymak, cezalandırılmaktan korkmak.
Deyim: (birine) korku salmak
Anlamı: korkutmak: 'Devletin bu türden denetimlere kalkması, korku salma amacına yöneliktir.' -M. C. Anday.
Deyim: (birine) korku vermek
Anlamı: korkutmak: 'Kadınlıktan, erkeklikten tiksiniyordu ve etteki sır ona korku veriyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Deyim: (birinin) gözünü korkutmak
Anlamı: yıldırmak: 'Şimdiden gözünü korkutmazsan ileride büsbütün başa çıkılmaz bu bacaksızlarla.' -N. Cumalı.
Deyim: formunu korumak
Anlamı: 1) gerekli güç ve yeteneği bozmadan sürdürmek; 2) diri ve canlı görünmek.
Deyim: gözü korkmak
Anlamı: daha önce geçirdiği kötü bir denemeden sonra birinden veya bir şeyden zarar gelebileceği kanısına varmak: 'Yabancı bir iklimde, ebedî olarak yaşamaya mahkûm olduktan sonra bundan üstün hangi bir cezadan gözümüz korkabilir.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Deyim: güncelliğini korumak
Anlamı: önemini sürdürmek, yitirmemek: 'Bu sorun hâlâ bütün güncelliğini korumaktadır.' -S. İleri.
Deyim: kendi gölgesinden korkmak
Anlamı: çok korkak olmak, bir sakınca söz konusu olmayan işlere girişmekten bile korkmak.
Deyim: kor dökmek
Anlamı: yanınca dayanıklı kor durumuna girmek.
Deyim: kor gibi
Anlamı: kıpkırmızı, ateş gibi.
Deyim: kor gibi yanmak
Anlamı: 1) çok parlamak: 'Gözleri kor gibi yanan ve bir ölüden daha sarı olan diğer bir yaralı yatıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) büyük üzüntü çekmek.
Deyim: kordon altına almak
Anlamı: bir yere giriş çıkışı önlemek için o yeri görevlilerce korumak.
Deyim: korktuğu başına gelmek
Anlamı: düşünülen kötü durum gerçekleşmek: 'Korktuğu başına gelmiş ve o koskoca Nahit Bey ipin ucunu kaçırarak dillere destan olmuştu.' -T. Buğra.
Deyim: korktuğuna uğramak
Anlamı: korktuğu başına gelmek.
Deyim: korku düşmek
Anlamı: endişelenmek, korkmak: 'Bir korku düştü canıma acep nola benim hâlim / Derman olmaz ise bana acep nola benim hâlim?' -Yunus Emre.
Deyim: korku saçmak
Anlamı: herkesi korkutmak.
Deyim: korkudan çıldırmak
Anlamı: aşırı korku yüzünden aklını yitirmek, delirmek: 'Yoksa çocuk, etrafını saran hayaletlerin dehşeti karşısında mutlaka korkudan çıldırırdı.' -R. N. Güntekin.
Deyim: korkusundan altına etmek (kaçırmak, yapmak)
Anlamı: çok korktuğunda idrarını veya dışkısını kaçırmak.
Deyim: korkuya kapılmak
Anlamı: korku düşmek.
