Kelime: Kor

Anlamlar:

1. İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür veya odun parçası

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

2. Büyük acı, üzüntü, sıkıntı, dert

Özelliği / Tipi / Türü: Mecaz Anlam

Örnek: "Kimseye göstermedikleri bir kor yanar içlerinde."

"Çetin Altan"

3. Kırmızı renkli

Özelliği / Tipi / Türü: Sıfat - Mecaz Anlam

Örnek: "Gül tenli, kor dudaklı, kömür sürmeli / Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kere öpmeli"

"Yahya Kemal Beyatlı"

İçinde Kor geçen birleşik ve kökteş kelimeler: akkor


Kor eş anlamlısı

Kor hakkında eş anlamlı kelimeler

Kor eş anlamlısı

kor kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Kötü , Ama


Kor hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Kor zıt anlamlısı

Kor kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Kor ile ilgili 10 örnek cümle

"Kor" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Kor" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Çeşme başında kor yanaklı bir kız çocuğu vardı

2. Kör göz açılır mı?

3. Kör dilenciye para verdik

4. Kör bıçak işe yaramıyor

5. Kör lambayla kitap okumaya çalışıyordum

6. Bu kör yerde sıkılıyorum

7. Onun bu kadar kör olduğunu bilmezdim

8. Kör vicdanlara seslenmek işe yaramıyor

9. Kör boğaz olmasa çalışmazdık

10. Kör şeytan diyor ki, bağır çağır


Diğer dillerde Kor

İngilizce: Blinded

Spanish: Cegar

German: Kor

French: Aveugl

Italian: Accecare



Kor ile ilgili atasözleri

Aşağıda Kor hakkında ve içinde Kor kelimesi geçen, Kor ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: aç elini kora sokar

Anlamı: aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.

Atasözü: adam adamdan korkmaz, utanır

Anlamı: insanları ahlaklı davranmaya iten korku değil, küçük görülme duygusudur.

Atasözü: adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork

Anlamı: duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

Atasözü: atın ürkeği, yiğidin korkağı

Anlamı: at da kişi de hep tehlike içinde imişler gibi uyanık olmalıdırlar.

Atasözü: baba koruk (erik) yer, oğlunun dişi kamaşır

Anlamı: babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuğu çeker.

Atasözü: bir korkak bir orduyu bozar

Anlamı: bir toplumda korkak kişi, kaygılı, heyecanlı sözleriyle kargaşa çıkarır.

Atasözü: bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden

Anlamı: oturmayacağını belirten konuk yatıya kalır, yemeyeceğini söyleyen de bir türlü doyurulamaz.

Atasözü: borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)

Anlamı: borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.

Atasözü: dede (dedesi) koruk yer, torununun dişi kamaşır

Anlamı: eskilerin yaptığı yanlış işlerden daha sonrakiler de zarar görür.

Atasözü: dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur

Anlamı: bu dünyada tasasız olan insan yoktur.

Atasözü: ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz

Anlamı: daha önce bir zarara uğramış kimse, kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz.

Atasözü: istemem diyenden korkmalı

Anlamı: bir şeyi istemem diyen, fırsat bulduğunda o şeyi elde etmek için aşırı hırs gösterir.

Atasözü: kork Allah'tan korkmayandan

Anlamı: Tanrı’dan korkmayan kimse, insana her türlü kötülüğü yapabilir.

Atasözü: kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden

Anlamı: nisan ayının beşinde çift süren iki öküzü birbirinden ayıracak kadar hava soğuk olur.

Atasözü: korkak bezirgân ne kâr eder ne zarar (ziyan)

Anlamı: iş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korur ancak kazanç da sağlayamaz.

Atasözü: korku dağları bekler (aşırır)

Anlamı: korku her yerde varlığını gösterir.

Atasözü: korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak evladır (yeğdir)

Anlamı: tehlikeli bir işe girişmektense o işin sağlayacağı kazançtan vazgeçmek daha iyidir.

Atasözü: korkunun ecele faydası yoktur

Anlamı: kişi korkmakla kendisine gelecek bir kötülüğü önleyemez.

Atasözü: ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz

Anlamı: her şeyini kaybetmiş olan kişinin düşmanına bir şey kaptırmaktan korkusu olmaz.

Atasözü: sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas

Anlamı: sabretmesini bilen kişi olmayacak gibi görünen işlerde bile başarı kazanır.


Kor ile ilgili deyimler

Kor ile ilgili deyimler

Aşağıda Kor hakkında ve içinde Kor kelimesi geçen, Kor ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: Allah'tan korkmaz

Anlamı: can yakıcı, insafsız, acımasız.

Deyim: başından korkmak

Anlamı: hayatından kaygı duymak, cezalandırılmaktan korkmak.

Deyim: (birine) korku salmak

Anlamı: korkutmak: 'Devletin bu türden denetimlere kalkması, korku salma amacına yöneliktir.' -M. C. Anday.

Deyim: (birine) korku vermek

Anlamı: korkutmak: 'Kadınlıktan, erkeklikten tiksiniyordu ve etteki sır ona korku veriyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

Deyim: (birinin) gözünü korkutmak

Anlamı: yıldırmak: 'Şimdiden gözünü korkutmazsan ileride büsbütün başa çıkılmaz bu bacaksızlarla.' -N. Cumalı.

Deyim: formunu korumak

Anlamı: 1) gerekli güç ve yeteneği bozmadan sürdürmek; 2) diri ve canlı görünmek.

Deyim: gözü korkmak

Anlamı: daha önce geçirdiği kötü bir denemeden sonra birinden veya bir şeyden zarar gelebileceği kanısına varmak: 'Yabancı bir iklimde, ebedî olarak yaşamaya mahkûm olduktan sonra bundan üstün hangi bir cezadan gözümüz korkabilir.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

Deyim: güncelliğini korumak

Anlamı: önemini sürdürmek, yitirmemek: 'Bu sorun hâlâ bütün güncelliğini korumaktadır.' -S. İleri.

Deyim: kendi gölgesinden korkmak

Anlamı: çok korkak olmak, bir sakınca söz konusu olmayan işlere girişmekten bile korkmak.

Deyim: kor dökmek

Anlamı: yanınca dayanıklı kor durumuna girmek.

Deyim: kor gibi

Anlamı: kıpkırmızı, ateş gibi.

Deyim: kor gibi yanmak

Anlamı: 1) çok parlamak: 'Gözleri kor gibi yanan ve bir ölüden daha sarı olan diğer bir yaralı yatıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) büyük üzüntü çekmek.

Deyim: kordon altına almak

Anlamı: bir yere giriş çıkışı önlemek için o yeri görevlilerce korumak.

Deyim: korktuğu başına gelmek

Anlamı: düşünülen kötü durum gerçekleşmek: 'Korktuğu başına gelmiş ve o koskoca Nahit Bey ipin ucunu kaçırarak dillere destan olmuştu.' -T. Buğra.

Deyim: korktuğuna uğramak

Anlamı: korktuğu başına gelmek.

Deyim: korku düşmek

Anlamı: endişelenmek, korkmak: 'Bir korku düştü canıma acep nola benim hâlim / Derman olmaz ise bana acep nola benim hâlim?' -Yunus Emre.

Deyim: korku saçmak

Anlamı: herkesi korkutmak.

Deyim: korkudan çıldırmak

Anlamı: aşırı korku yüzünden aklını yitirmek, delirmek: 'Yoksa çocuk, etrafını saran hayaletlerin dehşeti karşısında mutlaka korkudan çıldırırdı.' -R. N. Güntekin.

Deyim: korkusundan altına etmek (kaçırmak, yapmak)

Anlamı: çok korktuğunda idrarını veya dışkısını kaçırmak.

Deyim: korkuya kapılmak

Anlamı: korku düşmek.