Kelime: Koku

Anlamlar:

1. Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu

Özelliği / Tipi / Türü: Isim

Örnek: "Çöp kokusuyla beraber mutsuzluğu da artıyordu günbegün."

"Elif Şafak"

2. Güzel kokmak için sürülen esans

Örnek: "Koku sürünmek."

3. Belirti, işaret

Özelliği / Tipi / Türü: Mecaz Anlam

Örnek: "Ortalıkta bir savaş kokusu var."

İçinde Koku geçen birleşik ve kökteş kelimeler: koku alma duyusu, koku alma organı, koku tedavisi, hoş koku, ağız kokusu, küf kokusu


Koku eş anlamlısı

Koku hakkında eş anlamlı kelimeler

Koku eş anlamlısı

koku kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : işaret, belirti


Koku hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler

Koku zıt anlamlısı

Koku kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!


Koku ile ilgili 4 örnek cümle

"Koku" kelimesini bir cümle içinde kullanmak gerekirse, aşağıdaki cümleler gerçek veya mecaz anlamı ile "Koku" kelimesinin cümle içinde kullanımına örnek gösterilebilir.

1. Güllerin kokusu hoştu

2. Bu güzel kokuyu nereden aldın?

3. Toplantıda kavga çıkacağı kokusu vardı, gitmedim

4. Köpek bir koku almış gibi havlayıp duruyordu


Diğer dillerde Koku

İngilizce: Smell

Spanish: Olor

German: Geruch

French: Odeur

Italian: Odore



Koku ile ilgili atasözleri

Aşağıda Koku hakkında ve içinde Koku kelimesi geçen, Koku ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.

Atasözü: bir baş soğan bir kazanı kokutur

Anlamı: kötü bir kişi, kötü bir davranış, kötü bir söz büyük bir topluluğun huzurunu bozmaya yeter.

Atasözü: sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış

Anlamı: insanlar kötü yanlarını kolay kolay belli etmezler, haklarında yargıda bulunmakta acele edilmemelidir.


Koku ile ilgili deyimler

Aşağıda Koku hakkında ve içinde Koku kelimesi geçen, Koku ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.

Deyim: barut kokusu gelmek

Anlamı: savaş tehlikesi sezilmek.

Deyim: (birinin) ağzının kokusunu çekmek

Anlamı: bir kimsenin çekilmez davranışlarına katlanmak.

Deyim: (birinin) ağzının kokusunu çekmek

Anlamı: birinin her türlü isteğine, kaprisine boyun eğmek: 'Onca yıl gurbetin kahrını, gâvurun ağzının kokusunu çekmiştik.' -M. İzgü.

Deyim: kokusu çıkmak

Anlamı: gizli tutulan bir iş anlaşılmak: 'Bir yerden kokusu çıkarsa baban vasıtasıyla önlemek isteyecekler.' -S. Ali.

Deyim: kokusunu (koku) almak (duymak)

Anlamı: 1) bir nesnenin kokusunu algılamak: 'Yaz yağmuru yağdığı vakit burada toprağın güzel kokusunu duymak mümkündür.' -M. Ş. Esendal. 2) mec. gizli tutulan bir şeyi sezmek: 'Yılların gazetecisisin oğlum, iyi haberin kokusunu kilometrelerce uzaktan alırsın.' -A. Ümit.