Kelime: Kılı
Anlamlar:
Kılı hakkında eş anlamlı kelimeler
Kılı eş anlamlısı
kılı kelimesinin eş anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!

Kılı hakkında zıt (karşıt) anlamlı kelimeler
Kılı zıt anlamlısı
Kılı kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : Sonuç bulunamadı!
Diğer dillerde Kılı
İngilizce: Hair
Spanish: Cabello
German: Haare
French: Cheveu
Italian: Pelo
Kılı ile ilgili atasözleri
Aşağıda Kılı hakkında ve içinde Kılı kelimesi geçen, Kılı ile başlayan veya biten atasözleri örnek olarak verilmiştir.
Atasözü: ağaç kökünden yıkılır
Anlamı: bir düzen, ayrıntıların değişmesiyle değil temelin bozulmasıyla yıkılır.
Atasözü: aman diyene kılıç kalkmaz
Anlamı: mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır.
Atasözü: at binenin, kılıç kuşananın
Anlamı: her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.
Atasözü: bir tepe yıkılır, bir dere dolar
Anlamı: dünyada hiçbir şey kaybolmaz; birinin kaybettiğini başkası kazanır, bir zengin fakirleşirken bir fakir de zenginleşebilir.
Atasözü: bu abdestle daha çok namaz kılınır
Anlamı: bir tutum veya davranışın etkisi sürekli olur.
Atasözü: gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar
Anlamı: kişi, inançları ayrı da olsa, hoşlanmasa da geçimini sağlayan kimseye hizmet eder.
Atasözü: her gün baklava börek yense bıkılır
Anlamı: hep aynı şeyle uğraşmak insana bıkkınlık verir.
Atasözü: iş bilenin kılıç kuşanın
Anlamı: her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.
Atasözü: kavgada kılıç ödünç verilmez
Anlamı: kişi, savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir.
Atasözü: kılıç kınını kesmez
Anlamı: sert ve öfkeli kişi yanındakilere zarar vermez.
Atasözü: kılık kıyafet köpeklere ziyafet
Anlamı: giyinişi ve görünüşü kötü ve tiksindirici olanlar için söylenen bir söz.
Atasözü: kılık kıyafetle adam adam olmaz
Anlamı: kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.
Atasözü: kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz
Anlamı: saldırıcı ile güçsüzün yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır.
Atasözü: merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır
Anlamı: en yüksek mevkiye yavaş yavaş yükselerek çıkılır.
Atasözü: minareyi çalan kılıfını hazırlar
Anlamı: kolay kolay gizlenemeyecek kadar büyük bir yolsuzluğu yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını önceden düşünür.
Atasözü: padişahın bile arkasından kılıç sallarlar
Anlamı: kendisinden çekinilen kimsenin yüzüne karşı kimse bir şey söylemez ama arkasından herkes düşmanlık gösterilerinde bulunur.
Atasözü: pek yaş olma, sıkılırsın; pek de kuru olma, kırılırsın
Anlamı: hüner gerektiğinde uysal, gerektiğinde sert olmayı bilmektir.
Atasözü: Türk karır, kılıcı karımaz
Anlamı: Türk ihtiyarlığında bile genç gibi kılıç kullanır.
Kılı ile ilgili deyimler
Aşağıda Kılı hakkında ve içinde Kılı kelimesi geçen, Kılı ile başlayan veya biten deyimler örnek olarak verilmiştir.
Deyim: Acem kılıcı gibi
Anlamı: her iki tarafı da idare edebilen, güvenilmez (kimse).
Deyim: (bir yere) kakılıp kalmak
Anlamı: beklemek zorunda kalmak, hiçbir yere gidememek: 'Dedeye -yeni şakirdiniz efendim- diyerek çekilip gidince kız odanın ortasında kakılıp kaldı.' -H. E. Adıvar.
Deyim: (birinin) kılığına girmek
Anlamı: onun gibi giyinmek.
Deyim: (birinin) kılına dokunmamak
Anlamı: bir kimseye dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bile bulunmamak.
Deyim: çakılı kalmak
Anlamı: 1) yerini veya biçimini değiştirmeden durmak; 2) iz bırakmak: 'O günkü sözleri çakılı kaldı bende.' -N. Cumalı.
Deyim: çakılıp kalmak
Anlamı: bir yerde uzun süre hareketsiz kalmak: 'Bir arıza yapsa araba çakılıp kalacağız.' -Ç. Altan.
Deyim: Demokles'in kılıcı
Anlamı: her an gerçekleşebilecek tehlike.
Deyim: dili kılıçtan keskin
Anlamı: kırıcı ve ağır konuşan.
Deyim: eteğinde namaz kılınmak
Anlamı: içi dışı çok temiz kişi olmak.
Deyim: gözleri takılıp kalmak
Anlamı: bir şeyden gözlerini ayıramamak: 'O anda pek çok şeyler yapmak istediği hâlde, gözleri köşeyi ağır ağır dönen tramvaya takılıp kalmıştı.' -P. Safa.
Deyim: havaya pala (kılıç) sallamak
Anlamı: boşuna, gereksiz çaba harcamak.
Deyim: kılı kıpırdamamak
Anlamı: durum ve davranışını değiştirmemek, aldırış etmemek, umursamamak: 'Hikmet Bey yaman adam, dikkat ettim, hiç istifini bozmadı, kılı kıpırdamadı.' -H. Taner.
Deyim: kılı kırk yarmak
Anlamı: titiz ve ayrıntılı bir biçimde incelemek, önemle üstünde durmak: 'Senin gibi kılı kırk yaran bir kıza name beğendirme başarısından dolayı sevgiliniz beyefendiyi kutlarım.' -H. R. Gürpınar.
Deyim: kılıbıklık etmek
Anlamı: kılıbığa yakışan davranışlarda bulunmak.
Deyim: kılıcı kınına koymak
Anlamı: savaşı bırakmak, savaştan vazgeçmek.
Deyim: kılıç çalmak
Anlamı: kılıçla savaşmak, kılıç ile öldürmek.
Deyim: kılıç çekmek
Anlamı: saldırmak veya selamlamak amacıyla kılıcı kınından çıkarmak.
Deyim: kılıç kuşanmak (takmak)
Anlamı: kılıcı olmak ve onu taşıyacak güce ve yetkiye hak kazanmak: 'Harbiyede beraber okumuşlar, beraber kılıç kuşanmışlardı.' -H. E. Adıvar.
Deyim: kılıç oynatmak
Anlamı: egemen olarak yaşamak.
Deyim: kılıç sallamak
Anlamı: kılıç ile dövüşmek, düşman üzerine kılıçla saldırmak.
